Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı/E-posta:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 8,899
» Son Üye: wxyzcxiznp
» Toplam Konular: 28
» Toplam Yorumlar: 35

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 16 kullanıcı aktif
» 4 Kayıtlı
» 12 Ziyaretçi
Branton, Galenma, RidgeLer, TokladE

Son Aktiviteler
Yatırım Teşvik Belgesi Ka...
Forum: Yatırım Teşvik Belgesi
Son Yorum: tesvikler
03-08-2017, 06:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 17,345
Yatırım Teşvik Belgesi Ka...
Forum: Yatırım Teşvik Belgesi
Son Yorum: tesvikler
03-05-2017, 06:58 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 2,262
Yatırım Teşvik Belgesi Ka...
Forum: Yatırım Teşvik Belgesi
Son Yorum: tesvikler
02-27-2017, 06:20 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 777
Damızlık Düve Yetiştirici...
Forum: Tarım ve Hayvancılık Destekleri
Son Yorum: muhammet
02-18-2017, 04:58 PM
» Yorumlar: 1
» Okunma: 18,629
Yatırım Teşvik Sistemi Ka...
Forum: Yatırım Teşvik Belgesi
Son Yorum: tesvikler
02-14-2017, 06:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 1,787
Mal İhracatında KDV İstis...
Forum: Katma Değer Vergisi Teşvikleri
Son Yorum: tesvikler
02-12-2017, 12:44 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 17,023
KOSGEB’den KOBİ’lere Kred...
Forum: Kosgeb Hibe ve Destekleri
Son Yorum: tesvikler
02-10-2017, 09:01 PM
» Yorumlar: 5
» Okunma: 28,177
2017 İşverene Sigorta Pri...
Forum: Teşvik Haberleri
Son Yorum: tesvikler
02-09-2017, 08:41 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 84,129
Yurt Dışında Yapılan İnşa...
Forum: Kurumlar Vergisi Teşvikleri
Son Yorum: tesvikler
02-07-2017, 08:17 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 16,764
Örneklerle Genç Girişimci...
Forum: Gelir Vergisi Teşvikleri
Son Yorum: tesvikler
02-02-2017, 05:38 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 17,378

 
  Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında İndirimli Kurumlar Vergisi Uygulaması
Yazar: tesvikler - 03-08-2017, 06:22 PM - Forum: Yatırım Teşvik Belgesi - Yorum Yok

Vergi indirimi destek unsuru ihtiva eden bir yatırım teşvik belgesi kapsamında yatırım yapmakta olan bir yatırımcı, yatırım yapmakta olduğu bölgeye göre değişen oranlarda gelir veya kurumlar vergisini indirimli olarak ödeyebilmekte ve bu indirimden yine bölgeye göre değişen oranlardaki yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar yararlanmaya devam edebilmektedir. Bu yazımızda yatırım teşvik belgesi kapsamında indirimli kurumlar vergisi uygulamasına ilişkin bilgiler verilmektedir. 

Kurumlar vergisi mükelleflerinin, Ekonomi Bakanlığınca yatırım teşvik belgesine bağlanan yatırımlarından, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren elde ettikleri kazançları dolayısıyla indirimli kurumlar vergisi uygulamasından faydalanmaları mümkündür.
Ayrıca, 6322 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesinin ikinci fıkrasına eklenen © bendinde, yatırıma başlanılan tarihten itibaren bu maddeye göre hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben, toplam yatırıma katkı tutarının %50'sini ve gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını geçmemek üzere; yatırım döneminde kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli vergi oranı uygulatmak suretiyle yatırıma katkı tutarını kısmen kullandırmaya, bu oranı her bir il grubu için sıfıra kadar indirmeye veya %80'e kadar artırmaya Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mükelleflerin, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlarından elde ettikleri kazançlarının yanı sıra toplam yatırıma katkı tutarının Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kısmına ilişkin olarak yatırım döneminde diğer faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına da indirimli kurumlar vergisi uygulanması mümkün hale gelmiştir. İndirimli vergi oranı uygulamasından gelir vergisi mükellefleri de yararlanabilecektir.
Kimler indirimli vergi oranından yararlanamaz?
Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile iş ortaklıklarının indirimli kurumlar vergisi uygulamasından faydalanması mümkün değildir.
Ayrıca taahhüt işlerinden, 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlardan elde edilen kazançlar dolayısıyla da mükelleflerin indirimli vergi oranı uygulamasından yararlanması mümkün değildir.
İndirimli kurumlar vergisi uygulaması
Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlardan elde edilen kazançlara, ilgili teşvik belgesinde yer alan yatırıma katkı ve vergi indirim oranları dikkate alınarak yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren, yatırıma katkı tutarına ulaşılıncaya kadar indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir.
Yatırıma katkı tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların Devletçe karşılanacak tutarını, bu tutarın yapılan toplam yatırım tutarına bölünmesi suretiyle bulunacak oran ise yatırıma katkı oranını ifade etmektedir.
Örnek 1: (A) A.Ş.’nin yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımının toplam tutarı 5.000.000 TL ve yatırıma katkı oranı %25’tir. Bu durumda toplam yatırıma katkı tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
Toplam yatırıma katkı tutarı = Toplam yatırım harcaması x Yatırıma katkı oranı = 5.000.000 TL x %25 = 1.250.000 TL
Söz konusu toplam yatırıma katkı tutarı, yatırımdan elde edilen kazanca indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle Devletin tahsilinden vazgeçeceği kurumlar vergisi tutarını ifade etmektedir.
Öte yandan Bakanlar Kurulu, yatırım harcamaları içindeki arsa, bina, kullanılmış makine, yedek parça, yazılım, patent, lisans ve know-how bedeli gibi harcamaların oranlarını ayrı ayrı veya topluca sınırlandırmaya yetkili olup bu yetki çerçevesinde çıkarılan 14/7/2009 tarihli ve 2009/15199 sayılı ve 15/6/2012 tarihli ve 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu Karar (Karar)’ları uyarınca arazi, arsa, royalti, yedek parça ve amortismana tâbi olmayan diğer harcamalar indirimli kurumlar vergisi uygulamasına konu edilemeyecektir. Dolayısıyla yatırıma katkı tutarının hesaplanmasında arazi, arsa, royalti ve yedek parça harcamaları ile amortismana tâbi olmayan diğer harcamalar dikkate alınmayacaktır.
Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlardan elde edilen kazançlarla ilgili olarak indirimli kurumlar vergisi uygulamasına, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmeye başlandığı geçici vergi döneminden itibaren başlanılır. Yatırımın işletilmeye başlandığı geçici vergi döneminden itibaren yatırımdan elde edilen kazanca, teşvik belgesinde yer alan ve vergi indirimi içeren yatırım tutarını aşmamak üzere, gerçekleştirilen yatırım harcaması dolayısıyla hak kazanılan yatırıma katkı tutarına ulaşılıncaya kadar indirimli oranda kurumlar vergisi uygulanır.
Örnek 2: Yeni kurulan (B) A.Ş.’nin 2014 hesap döneminde başlamış olduğu ve yatırım teşvik belgesi kapsamındaki komple yeni yatırımının toplam tutarı 8.000.000 TL’dir. 2015 hesap döneminde kısmen işletilmeye başlanan bu yatırımın 1.000.000 TL’lik kısmı gerçekleştirilmiş ve (B) A.Ş. söz konusu yatırımdan bu hesap döneminde 300.000 TL kazanç elde etmiştir. (Yatırıma katkı oranı: %40, vergi indirim oranı: %60)
Toplam yatırıma katkı tutarı = Toplam yatırım harcaması x Yatırıma katkı oranı = 8.000.000 TL x %40 = 3.200.000 TL
2015 hesap döneminde hak kazanılan yatırıma katkı tutarı = Gerçekleştirilen yatırım harcaması x Yatırıma katkı oranı = 1.000.000 TL x %40 = 400.000 TL
Buna göre, (B) A.Ş.’nin yatırım teşvik belgesi kapsamındaki bu yatırımından 2015 hesap döneminde elde ettiği kazanca uygulanacak indirimli kurumlar vergisi oranı ile yararlanılan yatırıma katkı tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.
İndirimli KV oranı : [KV oranı - (KV oranı x Vergi indirim oranı)] : [%20 - (%20 x %60)] = [%20 - %12] = %8
- Yatırımdan elde edilen kazanç ...................................................... : 300.000 TL
- İndirimli KV olmasaydı ödenecek KV (300.000 TL x %20)……..: 60.000 TL
- İndirimli orana göre hesaplanan KV (300.000 TL x %8) : 24.000 TL
- Yararlanılan yatırıma katkı tutarı (60.000 TL - 24.000 TL)….......: 36.000 TL
(B) A.Ş.’nin yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımının kısmen işletilmesinden 2015 hesap döneminde elde ettiği 300.000 TL kazancına indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle faydalandığı yatırıma katkı tutarı 36.000 TL’dir. Dolayısıyla, yapılan yatırım harcaması nedeniyle 2015 hesap döneminde hak kazanılan 400.000 TL’lik yatırıma katkı tutarının bu dönemde faydalanılamayan (400.000 TL - 36.000 TL) 364.000 TL’lik kısmından izleyen hesap dönemlerinde bu yatırımdan elde edilen kazançlara indirimli vergi oranı uygulanmak suretiyle yararlanılabilecektir.

Yatırım döneminde diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlarda indirimli kurumlar vergisi uygulaması
Yatırım teşvik belgesinde yer alan yatırıma katkı ve vergi indirim oranları dikkate alınarak ilgili teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlardan elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanması esastır.
Kanunun 32/A maddesinin ikinci fıkrasına 6322 sayılı Kanunla eklenen © bendi hükmüyle, mükelleflerin yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlarının yatırım döneminde diğer faaliyetlerinden 1/1/2013 tarihinden itibaren elde ettikleri kazançlarına, indirimli kurumlar vergisi uygulanması suretiyle yatırıma katkı tutarının kısmen kullandırılması mümkün hale gelmiştir.
Mükelleflerin, 6322 sayılı Kanunla yapılan bu değişiklikten sonra yayımlanan 2012/3305 sayılı Karar kapsamında düzenlenmiş yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlarına fiilen başladıkları tarihten itibaren, hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben;
a) Toplam yatırıma katkı tutarının Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen oranını geçmemek ve
b) Gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını aşmamak üzere, yatırım döneminde diğer faaliyetlerinden 1/1/2013 tarihinden itibaren elde ettikleri kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir.
Buna göre, 2012/3305 sayılı Karar kapsamında düzenlenmiş yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımların yatırım döneminde, mükelleflerin diğer faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle kısmen yararlanılabilecek yatırıma katkı tutarı, en fazla toplam yatırıma katkı tutarının Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen oranına tekabül eden kısmı kadar olabilecektir. Yatırım döneminde, yatırım teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilen yatırım harcamasının, bu dönemde yararlanılabilecek yatırıma katkı tutarından (toplam yatırıma katkı tutarının Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen oranına tekabül eden kısmı) daha düşük olması halinde diğer faaliyetlerden yatırım döneminde elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle kısmen yararlanılacak yatırıma katkı tutarı, gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını aşamayacaktır.
Diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanması açısından “yatırım dönemi” ifadesinden, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırıma fiilen başlanılan tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin başından tamamlama vizesi yapılması amacıyla Ekonomi Bakanlığına müracaat tarihini içeren geçici vergilendirme döneminin son gününe kadar olan sürenin anlaşılması gerekmektedir.
Öte yandan yatırımın fiilen tamamlandığı tarihin, tamamlama vizesinin yapılmasına ilişkin olarak Ekonomi Bakanlığına müracaat tarihinden önceki bir geçici vergilendirme dönemine isabet etmesi halinde ise yatırımın fiilen tamamlandığı tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin son gününün yatırım döneminin sona erdiği tarih olarak dikkate alınması gerekmektedir.
Örnek 1: (D) A.Ş. 2012/3305 sayılı Karara göre düzenlenmiş yatırım teşvik belgesi kapsamındaki toplam 20.000.000 TL’lik yatırımına 2/3/2013 tarihinde başlamış olup bu yatırıma ilişkin olarak 2013 hesap dönemi sonu itibarıyla 12.000.000 TL tutarında yatırım harcaması yapmıştır. 2014 hesap döneminde de devam eden bu yatırımını henüz işletmeye başlamamış olan (D) A.Ş., 2013 hesap döneminde diğer faaliyetlerinden 28.000.000 TL kazanç elde etmiş olup bu tutar aynı zamanda (D) A.Ş.’nin kurumlar vergisi matrahıdır. (Yatırıma katkı oranı: %40, vergi indirim oranı: %80, yatırıma katkı tutarının yatırım döneminde kullanılabilecek kısmı: %50)
(D) A.Ş., henüz işletilmeyen bu yatırımından kazanç elde etmediği için 2013 hesap döneminde sadece diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulayabilecektir.
Diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulamasındaki üst sınır:
- 1. sınır:
Yatırım döneminde yararlanılabilecek yatırıma katkı tutarı = [(Toplam yatırım harcaması x Yatırıma katkı oranı) x Belirlenen oran] = [(20.000.000 TL x %40) x %50] = 4.000.000 TL - 2. sınır: Gerçekleştirilen yatırım harcaması = 12.000.000 TL
2012/3305 sayılı Karar kapsamında düzenlenmiş yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımların yatırım döneminde mükelleflerin diğer faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle kısmen yararlanılabilecek yatırıma katkı tutarı, en fazla toplam yatırıma katkı tutarının Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen oranına tekabül eden kısmı kadar olabileceğinden, (D) A.Ş.’nin yatırım döneminde diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlara, yararlanılacak yatırıma katkı tutarı 4.000.000 TL’yi geçmemek üzere, indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir. (D) A.Ş.’nin 2013 hesap döneminde diğer faaliyetlerden elde ettiği kazançlarına ilişkin indirimli kurumlar vergisi uygulaması aşağıdaki gibi olacaktır.
İndirimli KV oranı : [KV oranı - (KV oranı x Vergi indirim oranı)] : [%20 - (%20 x %80)] = [%20 - %16] = %4
Yatırım döneminde yararlanılabilecek yatırıma katkı tutarı = [(35.000.000 TL x %30) x %30] = 3.150.000 TL
- Diğer faaliyetlerden elde edilen kazanç (KV matrahı) ..................... : 28.000.000 TL
- İndirimli KV olmasaydı ödenecek KV .............................................. : 5.600.000 TL
- Yatırım döneminde yararlanılabilecek yatırıma katkı tutarı .............. : 4.000.000 TL
- İndirimli KV matrahı [Yararlanılabilecek yatırıma katkı tutarı / (KV oranı - İndirimli KV oranı)] [4.000.000 TL / (%20 - %4)].............................................................. : 25.000.000 TL
- İndirimli orana tabi matrah üzerinden hesaplanan KV (25.000.000 TL x %4) ........................................................................ : 1.000.000 TL
- Genel orana tabi matrah (28.000.000 TL - 25.000.000 TL) .............. : 3.000.000 TL
- Genel orana tabi matrah üzerinden hesaplanan KV (3.000.000 TL x %20) ........................................................................ : 600.000 TL -
Hesaplanan toplam KV (1.000.000 TL + 600.000 TL) ..................... : 1.600.000 TL
(D) A.Ş.’nin yatırım döneminde diğer faaliyetlerden elde ettiği kazancının 25.000.000 TL’lik kısmına indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanması nedeniyle tahsilinden vazgeçilen kurumlar vergisi tutarı [(25.000.000 TL x %20) - (25.000.000 TL x %4)] 4.000.000 TL’dir. Buna göre, (D) A.Ş. bu yatırımı dolayısıyla yatırım döneminde yararlanabileceği yatırıma katkı tutarının (4.000.000 TL) tamamından, 2013 hesap döneminde diğer faaliyetlerden elde edilen kazancına indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle faydalanmıştır. Dolayısıyla, (D) A.Ş.’nin henüz tamamlanmamış bu yatırımı nedeniyle 2014 ve sonraki hesap dönemlerinde diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulanmasına imkân bulunmamaktadır.
Öte yandan, toplam yatırıma katkı tutarının kalan [(20.000.000 TL x %40) - 4.000.000 TL] 4.000.000 TL’lik kısmının, bu yatırımın işletilmesinden elde edilecek kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle kullanılabileceği tabiidir.
Örnek 2:
(E) A.Ş. 2012/3305 sayılı Karara göre düzenlenmiş yatırım teşvik belgesi kapsamındaki toplam 35.000.000 TL tutarındaki yatırımına 18/3/2013 tarihinde başlamış olup 2013 hesap dönemi içinde bu yatırımına ilişkin olarak 2.800.000 TL yatırım harcaması yapmıştır. (Yatırıma katkı oranı: %30, vergi indirim oranı: %70, yatırıma katkı tutarının yatırım döneminde kullanılabilecek kısmı: %30)
(E) A.Ş. yatırımını 12/3/2014 tarihinde fiilen tamamlamış olup 15/4/2014 tarihinde tamamlama vizesinin yapılması için Ekonomi Bakanlığına müracaat etmiştir.
Hesap dönemi olarak takvim yılını kullanan (E) A.Ş. 2013 hesap döneminin 1. geçici vergi döneminden itibaren diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulayabilecektir.
(E) A.Ş. 2013 hesap döneminde diğer faaliyetlerinden 25.000.000 TL kazanç elde etmiştir. Bu dönemde (E) A.Ş.’nin söz konusu yeni yatırımından herhangi bir kazancı bulunmamaktadır.
Diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulamasındaki üst sınır: -
1. sınır:
Yatırım döneminde yararlanılabilecek yatırıma katkı tutarı = [(35.000.000 TL x %30) x %30] = 3.150.000 TL
- 2. sınır: Gerçekleştirilen yatırım harcaması = 2.800.000 TL
Dolayısıyla, (E) A.Ş.’nin yatırım dönemi içinde yer alan 2013 hesap döneminde diğer faaliyetlerinden elde ettiği 25.000.000 TL kazancına, yararlanılacak yatırıma katkı tutarı 2.800.000 TL’yi geçmemek üzere, indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir.
İndirimli KV oranı [%20 - (%20 x %70)] = [%20 - %14] ............. : %6
- Diğer faaliyetlerden elde edilen kazanç (KV matrahı) ................. : 25.000.000 TL
- İndirimli KV olmasaydı ödenecek KV ......................... ............... : 5.000.000 TL
- Yatırım döneminde yararlanılabilecek yatırıma katkı tutarı (2013 hesap döneminde yapılan harcama nedeniyle) ................. : 2.800.000 TL - İndirimli KV matrahı [2.800.000 / (%20 - %6)] ........................... : 20.000.000 TL
- İndirimli orana tabi matrah üzerinden hesaplanan KV (20.000.000 TL x %6) ................................................. ................. : 1.200.000 TL
- Genel orana tabi matrah (25.000.000 TL - 20.000.000 TL) ......... : 5.000.000 TL
- Genel orana tabi matrah üzerinden hesaplanan KV (5.000.000 TL x %20) ................................................. ................. : 1.000.000 TL
- Ödenecek toplam KV (1.200.000 TL + 1.000.000 TL) ................ : 2.200.000 TL
2013 hesap döneminde diğer faaliyetlerden elde edilen kazanca indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanması nedeniyle tahsilinden vazgeçilen kurumlar vergisi tutarı [(20.000.000 TL x %20) - (20.000.000 TL x %6)] 2.800.000 TL’dir. Buna göre, toplam yatırıma katkı tutarının yatırım döneminde yararlanılabilecek 3.150.000 TL’lik kısmından kalan (3.150.000 - 2.800.000 TL) 350.000 TL’lik tutar için, en az bu tutar kadar ilave yatırım harcaması yapılmış olması kaydıyla yatırım dönemi içinde yer alan izleyen hesap döneminde diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir.
Öte yandan, toplam yatırıma katkı tutarının yatırım döneminde kullanılmayan kısmının, hak kazanılan yatırıma katkı tutarını aşmamak üzere, bu yatırımın işletilmesinden elde edilecek kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle kullanılabileceği tabiidir.
(E) A.Ş.’nin yatırımının 12/3/2014 tarihinde fiilen tamamlanması nedeniyle 2014 hesap döneminin 1. geçici vergilendirme döneminde yatırım dönemi sona erdiğinden, 2014 hesap döneminin 2. geçici vergilendirme döneminden itibaren diğer faaliyetlerden elde ettiği kazançları için söz konusu yatırım teşvik belgesi kapsamında indirimli kurumlar vergisi uygulanması mümkün bulunmamaktadır. (E) A.Ş.’nin, yatırım dönemi içerisinde yer alan 2014 hesap döneminin 1. geçici vergilendirme döneminde diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlarına, yararlanacağı yatırıma katkı tutarı (toplam yatırıma katkı tutarının yatırım döneminde yararlanılabilecek kısmından kalan) 350.000 TL’yi aşmamak üzere indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir. Ayrıca 2014 hesap döneminin izleyen geçici vergilendirme dönemlerine ait geçici vergi beyannameleri ile hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde, 1. geçici vergilendirme döneminde diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlarla sınırlı olmak üzere indirimli kurumlar vergisinden faydalanabilecektir.
Öte yandan, (E) A.Ş.’nin yatırım döneminden sonra diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar genel oranda kurumlar vergisine tabi tutulacak olup bu dönemden itibaren, toplam yatırıma katkı tutarının yatırım döneminde kullanılmayan kısmına ulaşılıncaya kadar, sadece yatırım teşvik belgesi kapsamındaki bu yatırımdan elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir.
Diğer faaliyetlerden elde edilen kazancın kapsamı ve indirimli vergi oranı uygulamasında öncelik sırası
İndirimli vergi oranı uygulamasında, mükelleflerin gerek 2009/15199 sayılı ve gerekse 2012/3305 sayılı Karara göre düzenlenmiş yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlarının işletilmesinden elde edilen kazançları dışında kalan tüm kazançları diğer faaliyetlerden elde edilen kazanç olarak kabul edilecektir.
Dolayısıyla, söz konusu Kararlara göre düzenlenmiş yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlardan elde edilen kazançlara, ilgili teşvik belgesinde yer alan vergi indirim oranı dikkate alınarak indirimli vergi uygulanması esas olup anılan Kararlar uyarınca düzenlenmiş yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlardan elde edilen kazançlar, indirimli vergi uygulamasında diğer faaliyetlerden elde edilen kazanç olarak değerlendirilmeyecektir.
Ancak, 2009/15199 veya 2012/3305 sayılı Karara göre düzenlenmiş yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımların tamamlanmış ve indirimli vergi oranı uygulanmak suretiyle yatırıma katkı tutarlarının tamamının kullanılmış olması halinde, bu yatırımlardan, hak kazanılan yatırıma katkı tutarının tamamının kullanıldığı hesap döneminden itibaren elde edilen kazançlar, indirimli vergi uygulamasında diğer faaliyetlerden elde edilen kazanç olarak değerlendirilebilecektir.
Mükelleflerin 2012/3305 sayılı Karara göre düzenlenmiş birden fazla yatırım teşvik belgesinin bulunması ve yatırım döneminde diğer faaliyetlerden elde edilen kazancın yetersiz olması durumunda, hangi teşvik belgesine öncelik verileceği mükellefler tarafından serbestçe belirlenebilecektir. Mükelleflerin tercih ettikleri teşvik belgesinde yer alan vergi indirim oranına göre ve anılan Kararın 15 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 2015 ve 2016 yılları için geçici 5 inci maddesinde belirlenen sınırlar dâhilinde, diğer faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına indirimli vergi oranı uygulanabilecektir.
Kanunda belirtilen şartlara uyulmaması halinde yapılacak işlemler
Hesap dönemi itibarıyla 32/A maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartların sağlanamadığının tespit edilmesi halinde, söz konusu vergilendirme döneminde indirimli vergi oranı uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.
Dolayısıyla, anılan maddenin ikinci fıkrasında verilen yetki çerçevesinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen hususlara uyulmaması halinde indirimli vergi oranı uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecektir. Ancak, mezkûr ikinci fıkrada belirtilen şartların sağlanamaması dışında, haksız bir nedenle indirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanılması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergilere ilişkin olarak vergi ziyaının gerçekleşeceği tabiidir.

Bu konuyu yazdır

  Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında KDV İstinası
Yazar: tesvikler - 03-05-2017, 06:58 PM - Forum: Yatırım Teşvik Belgesi - Yorum Yok

Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında KDV İstinası 

KDV İstisnası, teşvik edilen yatırım kapsamında yurt içinden ve yurt dışından temin edilecek yatırım malı makine ve teçhizat için katma değer vergisinin ödenmemesidir. Bu yazımızda yatırım teşvik belgesi kapsamında Katma Değer Vergisi istisnasına  ilişkin bilgiler verilmektedir. 
KDV’ne ilişkin düzenlemeler 25.10.1984 tarih ve 3065 sayılı “KDV Kanunu” ile yapılmaktadır. Söz konusu Kanunun 11-18. maddeleri ile KDV’ne ilişkin istisnalar düzenlenmiştir.
3065 sayılı KDV Kanunu’nun 13/d maddesi uyarınca;
“Yatırım Teşvik Belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri (Su kadar ki, yatırım teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde, zamanında alınmayan vergi alıcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarihini veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının basından itibaren baslar).”
Basta 3065 sayılı Kanun’unun 13/d maddesinde bahsi geçen “makine ve teçhizat”ın tanımı olmak üzere uygulamaya ilişkin açıklamalar 69 seri no.lu KDV Genel Tebliği ile yapılmıştır. Söz konusu KDV Genel Tebliği’nde makina ve teçhizat, “amortismana tabi iktisadi kıymet niteliği taşıyan ve mal ve hizmet üretiminde kullanılan sabit kıymetler” olarak tanımlanmıştır. Sektörlerin yapısı itibariyle üretim faaliyetinin yanı sıra idari ve pazarlama gibi üretim dışı alanlarda kullanılan aynı cins sabit kıymetler ise bu kapsama girmemektedir.
Örneğin mal veya hizmet üretiminde kullanılan bilgisayar makine ve teçhizat olarak değerlendirilebilirken, üretim dışı alanlar (muhasebe, pazarlama, satış gibi) için temin edilen bir bilgisayar makine ve teçhizat olarak değerlendirilmemektedir.
Anılan Tebliğ çerçevesinde;
• Sarf malzemeleri,
• Yedek parçalar,
• Hizmet üretiminde doğrudan ve zorunlu olarak kullanılanlar dışındaki masa, sandalye,
koltuk, dolap, mefruşat gibi demirbaşlar
• Taşıt araçları [otomobil, panel, arazi taşıtı, otobüs (Belediyeler ve İl Özel iİareleri ile bunların bağlı kuruluşları ve hisselerinin tamamına sahip oldukları şirketlerce şehir içi yolcu taşımacılığında kullanılmak üzere iktisap edilecek olanlar hariç), minibüs, kamyonet, kamyon, treyler ve çekici (Euro I ve Euro II normlarına uygun yeşil motoru haiz olanlar hariç) gibi]
• Hava, deniz ve demiryolu tasıma araçları (Katma Deger Vergisi Kanununun l3/a maddesi
hükmü çerçevesinde istisna uygulanabilmektedir.)
KDV istisnası kapsamı dısındadır.
Ancak; yüklü ağırlıgı 45 tonu geçen off road truck tipi kamyonlar ile karayoluna çıkması mümkün olmayan kaya tipi damperli kamyonlar, madencilikte kullanılan damperli kamyonlar, frigorifik kamyonlar, forkliftler, is makinaları, vinçler, tarım makinaları, hastane yatırımlarında kullanılan ambulanslar, apron araçları ve benzerlerinin teslim ve ithalinde
KDV istisnası kapsamında işlem yapılabilmektedir.
ADIM ADIM UYGULAMA
1. ADIM: Yatırımcıların, 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 13/d maddesi hükmü çerçevesinde KDV istisnasından faydalanabilmeleri için öncelikle Ekonomi Bakanlığı ya da Bakanlığın yetkilendirdiği idareler tarafından düzenlenmiş bir yatırım teşvik belgesine sahip olmaları gerekmektedir. Ekonomi Bakanlığı veya yetkili idare, yürürlükte bulunan “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar” hükümleri çerçevesinde, yatırım teşvik belgelerine ekli listelerinde makine ve teçhizat tanımına giren sabit kıymetleri belirleyerek liste üzerine hangi kalemlerin KDV istisnasından faydalanabileceğine ilişkin bir şerh derç eder.
2. ADIM:
Yatırım teşvik belgesi eki listelerde yer alsa dahi,
• katma değer vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar ile
• makine ve teçhizatı münhasıran indirim hakkı tanınmayan işlemlerde
kullanacak olanlara
yapılacak makine ve teçhizat teslimlerinde istisna uygulanamamaktadır.
Örneğin, bir Devlet üniversitesinin öğrencilerin eğitiminde kullanacağı makine ve teçhizat için, yatırım tesvik belgesinde yer alsa bile, Devlet üniversitesinin KDV mükellefi olmaması sebebiyle KDV istisnası uygulanamamaktadır. Belediyelerin asfalt dökümü, kanalizasyon inşası gibi verginin konusuna girmeyen beledî faaliyetlerde kullanacakları makine ve teçhizat için de, yatırım teşvik belgesinde yer alsa bile, KDV istisnası uygulanamamaktadır.
Bu itibarla, istisna kapsamında mal satın almak isteyen alıcıların, bağlı oldukları vergi dairesine başvurarak, katma değer vergisi mükellefiyetlerinin bulunduğuna ve makine teçhizatı indirim hakkı tanınan işlemlerde kullanacaklarına dair bir yazı almaları gerekmektedir. Yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcı, KDV Kanununun 13/d maddesinde düzenlenen istisnadan faydalanmak üzere vergi dairelerine dilekçe ile başvurarak bahse konu yazının kendilerine verilmesini talep ederler.
3. ADIM:
İstisnadan yararlanmak isteyen yatırımcıların;
• baglı bulundukları vergi dairesinden aldıkları yazının noter veya YMM onaylı örnegini,
• teşvik belgesini ve
• teşvik belgesi eki makine ve teçhizat listesinin aslını satıcıya veya gümrük idaresine ibraz ederek istisna uygulanmasını talep etmeleri
gerekmektedir.
Bu kapsamda islem yapan satıcılar ve gümrük idareleri sabit kıymetin belgede istisna kapsamına giren mallar arasında yer aldıgını belirledikten sonra katma değer vergisi uygulamaksızın islem yapabilmektedirler. Ayrıca listenin uygun bir yerine satılan veya ithal
edilen mal miktarını belirten
"Listenin ..... sırasındaki ...... adet makina ve teçhizat ....... tarih ve ...... sayılı fatura /beyanname ile satılmıstır/ithali yapılmıstır."
şerhi koyularak imza ve kase (gümrük idarelerinde mühür) tatbiki suretiyle onaylanmaktadır. Bu şekilde şerh düşülen liste ile yatırım teşvik belgesinin birer fotokopisinin belge sahipleri tarafından imza ve kase tatbik edilmek suretiyle onaylanarak gümrük idarelerine veya satıcılara verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, satıcıların kendilerine ibraz edilen onaylı vergi dairesi yazısını Vergi Usul Kanununun muhafaza ve ibraz hükümlerine göre saklamaları gerekmektedir
İstisna kapsamına giren makine ve teçhizatı teslim eden satıcılar, bu malların iktisabı dolayısıyla yüklendikleri katma değer vergilerini genel esaslara bağlı kalmak şartıyla indirim konusu yapabilmekte, indirimin mümkün olmaması halinde nakden veya mahsuben iade
olarak talep edebilmektedir.
KDV İstisnası- Örnek Uygulama
Yatırım projesi kapsamında, yurtiçinden 10.000.000 TL’lik yerli, yurtdışından da 20.000.000 TL’lik  ithal makine ve teçhizat satın alacak olan bir yatırımcının, projesinin KDV istisnası teşvik aracından faydalandırılması durumunda yaklaşık 5.400.000 TL’lik bir avantaj sağlaması mümkündür.
KDV İstisnası Tutarı = (Toplam Makine ve Teçhizat Bedeli) x (KDV Oranı* )
                 = 30.000.000 TL x 0.18
                 = 5.400.000 TL**

* KDV Kanunununda belirtilen özel haller dışında, Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında temin edilen yatırım malı makine ve teçhizat için belirlenen KDV oranı % 18’dir.
** Katma Değer Vergisi’ni mahsup edebilen firmalar için desteğin net katkısı, KDV mahsup edilene kadarki finans kolaylığı kadardır. 


NOTLAR
1. (I). kısımda da anlatıldığı üzere, mal ve hizmet üreten yatırımcılar için KDV, tahsil edilen KDV’den indirilebilen bir vergidir. Bu nedenle, yatırım teşvik belgesi kapsamında sağlanan KDV istisnasının net katkısı ödenmeyen KDV değildir. KDV istisnası, yatırım teşvik belgesi sahibine makine ve teçhizat temini esnasında ödenmesi gereken KDV için kaynak ayırma gerekliliğini ortadan kaldırmaktadır. Dolayısıyla, KDV istisnasının net katkısı, yatırımcının yatırım teşvik belgesi olmadığı halde ayırması gereken kaynağın fırsat maliyeti olarak değerlendirilebilir.
2. 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 13. Maddesi’nde Yatırım Teşvik Belgesi olmaksızın bazı yatırım mallarının temininde KDV istisnası uygulanmasına yönelik düzenlemeler yer almaktadır. Bu düzenlemeler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.
KDV İstisnası Kapsamındaki İslemler
13/a: Deniz, hava ve demiryolu tasıma araçlarının teslimleri ile tersanelere gemi inşa ile ilgili yapılan teslim hizmetler
13/c Tongueetrol arama faaliyetlerine iliskin olmak üzere, bu faaliyetleri yürütenlere yapılan teslim ve hizmetler ile boru hattıyla tasımacılık yapanlara bu hatların insa ve modernizasyonuna iliskin yapılan teslim ve hizmetler
13/e: Limanlara bağlantı sağlayan demiryolu hatları, limanlar ve hava meydanlarının inşası, yenilenmesi ve genişletilmesi islerini fiilen kendisi yapan veya yaptıran mükellefler ile genel bütçeli idarelere bu işlere ilişkin olarak yapılan mal teslimleri ve inşaat taahhüt işleri
Söz konusu düzenlemeler çerçevesinde KDV istisnasından faydalanabilmek için yatırım teşvik belgesi sahibi olmak gerekmemektedir. Diğer taraftan, söz konusu maddeler kapsamında KDV istisnasından faydalanmak suretiyle temin edilen yatırım mallarının
yatırım teşvik belgesi kapsamında da değerlendirilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır.

Bu konuyu yazdır

  Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Gümrük Vergisi Muafiyeti
Yazar: tesvikler - 02-27-2017, 06:20 PM - Forum: Yatırım Teşvik Belgesi - Yorum Yok

GÜMRÜK VERGİSİ MUAFİYETİ VE KAPSAMI

Gümrük Vergisi Muafiyeti, teşvik edilen yatırım kapsamında yurt dışından temin edilecek yatırım malı makine  ve teçhizat için ithalat rejimi kararında belirtilen gümrük vergisinin ödenmemesidir. Bu yazımızda yatırım teşvik belgesi kapsamında gümrük vergisi muafiyetine ilişkin bilgiler verilmektedir. 
Yatırım teşvik belgesi kapsamında yurt dışından temin edilecek yatırım malı makine ve teçhizat, İthalat Rejim Kararı’nda belirtilen gümrük vergisinden muaf olarak temin edilebilmektedir. Bu muafiyete ilişkin düzenleme, 15.06.2012 tarih ve 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki Karar’ın 9. Maddesi ile yapılmıştır.
Söz konusu düzenleme ile “teşvik belgesi kapsamındaki yatırım malı makine ve teçhizatın ithali”, yürürlükteki İthalat Rejimi Kararı gereğince ödenmesi gereken gümrük vergisinden muaf tutulmuştur. Dolayısıyla yatırım teşvik belgesi kapsamında gümrük vergisi muafiyeti uygulanabilmesi için, belge kapsamında temin edilecek yatırım mallarının “makine ve teçhizat” niteliği taşıması gerekmektedir. “Makine ve teçhizat”ın tanımı ise KDV Uygulama Genel Tebliği ile yapılmıştır. Söz konusu KDV Genel Tebliği’nde makine ve teçhizat, “amortismana tabi iktisadi kıymet niteliği taşıyan ve mal ve hizmet üretiminde kullanılan sabit kıymetler” olarak tanımlanmıştır.
Ancak, gümrük vergisi muafiyeti “makine ve teçhizat” niteliği taşımayan bazı mallar için de uygulanabilmektedir.
Bu çerçevede,
• Otomobil ve hafif ticarî araç yatırımlarında yatırım dönemi içerisinde kalmak kaydıyla monte edilmemiş haldeki (CKD) aksam ve parçaların ithali ve
• Gemi ve elli metrenin üzerindeki yat inşa yatırımlarında tekne kabuğu ithali
yürürlükteki İthalat Rejimi Kararı gereğince ödenmesi gereken gümrük vergisinden muaf tutulmuştur. Söz konusu malların “makine ve teçhizat” kapsamına girmemesi sebebiyle KDV Kanunu’nun 13/d maddesi kapsamında KDV istisnası uygulanmamaktadır. Benzer bir şekilde, otomobil üretimi yapan yatırımcıların ithal edeceği otomobiller için de gümrük vergisi muafiyeti uygulanabilmektedir. Şöyle ki; otomobil üretimine yönelik olarak asgari 100.000 adet/yıl kapasiteli yeni bir yatırım yapılması veya mevcut tesislerin kurulu kapasitelerinin en az 100.000 adet/yıl artırılması halinde, teşvik belgesinde kayıtlı sabit yatırım tutarının yüzde yirmisinin gerçekleştirilmesini müteakip, yatırım süresi içerisinde olmak kaydıyla gümrük vergisine tabi olmaksızın yatırımcılara A, B ve C segmentlerinden otomobil ithaline izin verilebilmektedir. Teşvik belgesi kapsamında ithaline izin verilen toplam otomobil sayısı, belgede kayıtlı ilave kapasitenin yüzde %15’inin aşamamaktadır. Ancak, belge kapsamında motor üretiminin de yer alması halinde, motor üretim kapasitesinin yüzde %15’i kadar daha (motor üretim kapasitesinin, otomobil üretim kapasitesinden fazla olması durumunda otomobil kapasitesi dikkate alınır) yukarıda belirtilen segmentlerden ilave otomobil ithaline izin verilebilmektedir.
Gümrük Vergisi Muafiyeti Uygulanmayan Makine ve Teçhizat
Teşvik belgesi kapsamında;
• Otobüs,
• Çekici (Euro normlarına uygun yeşil motoru haiz olanlar hariç),
• Mobilya,
• Motorbot,
• Kamyon (off-road truck tipi karayoluna çıkması mümkün olmayan kaya tipi damperli kamyonlar hariç),
• Transmikser,
• Beton santrali,
• Forklift ve
• Beton pompası
temini gümrük vergisi muafiyeti kapsamı dışındadır. Sayılan yatırım malları, makine ve teçhizat niteliği taşısa da gümrük vergisi muafiyetinden faydalanamamaktadır. Ancak, bu durum anılan malların KDV istisnası desteğinden faydalanamayacağı anlamına gelmemektedir. Ayrıca, makine ve teçhizat bedelinin yüzde beşine kadar yedek parça, gümrük vergisi muafiyeti sağlanmaksızın ithal edilerek sabit yatırım tutarına dahil edilebilmektedir.
Kullanılmış Makine ve Teçhizat İthalatı
Yukarıda açıklanan kapsama giren kullanılmış makine ve teçhizatın yatırım teşvik belgesi kapsamında ithal edilmesi ve gümrük vergi muafiyetinden faydalandırılması mümkün bulunmaktadır. Bu çerçevede, “münferit kullanılmış makine ve teçhizatın ithali” ve “kullanılmış komple tesisin ithali” olarak iki ayrı düzenleme olduğunu söylemek mümkündür.
Münferit kullanılmış makine ve teçhizatın ithali: İthalat Rejimi Kararı uyarınca ithali mümkün olan kullanılmış veya yenileştirilmiş makine ve teçhizat (karayolu nakil vasıtaları hariç) ile İthalat Rejimi Kararının 7. maddesi uyarınca ithaline izin verilen makine ve teçhizat yatırım teşvik belgesi kapsamında temin edilebilmektedir. Yatırım teşvik belgesi kapsamında temin edilmek istenen kullanılmış makine ve teçhizatın "Eski, Kullanılmış veya Yenileştirilmiş Olarak İthal Edilecek Maddelere İlişkin Tebliğ" eki listede yer almaması halinde, Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü’nden söz konusu makine ve teçhizatın İthalat Rejimi Kararı uyarınca ithaline izin verildiğine dair bir yazı alınması gerekmektedir.
Kullanılmış komple tesis ithali: Bu kapsamdaki tesislerin ithaline yönelik talepler ise Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünce proje bazında değerlendirilmektedir. Kullanılmış komple tesis taleplerinin değerlendirilebilmesi için yatırımcıların, tesise ait makine ve teçhizatın model ve imal yıllarını da gösterir dökümlü fatura veya proforma fatura asılları ile birlikte Bakanlığa müracaat etmeleri gerekmektedir. Bakanlıkça görevlendirilecek personelin komple tesisin bulunduğu ülkede yapacakları ekspertiz neticesinde uygun görülmesi halinde, kullanılmış komple tesisin teşvik belgesi kapsamında ithaline izin verilebilmektedir.
Yatırım teşvik belgesi kapsamında kullanılmış münferit makine ve teçhizat ya da kullanılmış komple tesisin ithalinin uygun görülmesi halinde Ekonomi Bakanlığınca yatırım teşvik belgesi ve ithal makine ve teçhizat listesi üzerine ilgili şerhler derç edilir.
Diğer taraftan; baskı, basım, matbaa, tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon yatırımlarına yönelik teşvik belgeleri kapsamında kullanılmış veya yenileştirilmiş makine ve teçhizat ithal edilememektedir.
Gümrük Vergisi Muafiyeti- Örnek Uygulama
Yatırım projesi kapsamında, yurtdışından 30.000.000 TL’lik  ithal makine ve teçhizat satın alacak olan bir yatırımcının, projesinin gümrük vergisi muafiyeti teşvik aracından faydalandırılması durumunda yaklaşık 600.000 TL’lik bir avantaj sağlaması mümkündür.
Gümrük Vergisi Muafiyet Tutarı =  (İthal Makine ve Teçhizat Bedeli) x (Gümrük Vergisi Oranı*)                  
                                                        =  30.000.000 TL x (%2)
                                                        =  600.000 TL
* İthalat Rejimi Kararı’nda öngörülen Gümrük Vergisi Oranı ülkelere göre farklılık göstermekte olup, %2 oranı ortalama olarak kabul edilebilir.
NOTLAR
1. Yatırım teşvik belgesine konu yatırıma ilişkin makine ve teçhizatın Belge süresi içerisinde temin edilmesi esastır. Ancak, yatırım süresi içerisinde ilgili kambiyo mevzuatında yer alan ödeme şekillerinden herhangi biri ile ithalat işlemlerine başlanılmış veya bedeli kısmen ya da tamamen ödenmiş ancak ithalatı gerçekleştirilememiş makine ve teçhizatın ithaline, yatırım süresi bitiş tarihini izleyen dört ay içerisinde, gümrük idarelerince gümrük vergisi muafiyeti uygulanmak suretiyle izin verilir.
2. Kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatta Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) kesintisi oranı % 6 olarak tespit edilmiştir. Ancak, yatırım teşvik belgesi kapsamında sağlanan bir destek unsuru olmamasına rağmen belge kapsamında 1 yıl ve daha uzun vadeli yapılan ithalatlarda KKDF kesintisi yapılmamaktadır.

Bu konuyu yazdır

  Yatırım Teşvik Sistemi Kapsamında Hazine Arazilerinin Yatırımcılara Tahsisi
Yazar: tesvikler - 02-14-2017, 06:21 PM - Forum: Yatırım Teşvik Belgesi - Yorum Yok

Bu yazıda, istihdam yaratıcı teşvik belgeli yatırımlar için gerçek ve tüzel kişilere, Hazine taşınmazları üzerinde ön izin ve kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesis edilmesine ilişkin yapılacak işlemlere yönelik yol gösterici açıklamalar yer almaktadır.
Yatırım teşvik sistemi, yatırımların ve istihdamın artırılmasında önemli düzenlemeler barındırmakta olup, yatırımcılara çeşitli destekler sunulmaktadır. Yatırımların büyüklüklerine, yapılacakları sektörlere, yerlerine ve üretilecek mal veya hizmetlere göre uygun olan teşvik uygulaması kapsamında desteklendiği yeni yatırım teşvik sisteminde;


  • Yatırım yeri tahsisi

  • Gümrük vergisi muafiyeti

  • KDV istisnası, KDV iadesi

  • Faiz desteği

  • Sigorta primi işveren hissesi desteği

  • Sigorta primi desteği

  • Gelir vergisi stopajı desteği 

  • Vergi indirimi
olmak üzere dokuz adet destek unsuru yer almaktadır. Bu destek unsurlarından “yatırım yeri tahsisi” desteği Maliye Bakanlığı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) tarafından yatırımcılara sağlanmaktadır.
Yatırım teşvik belgelerinde, yatırım yeri tahsisinin destek unsuru olarak mutlaka belirtilmesi gerekmekte olup, şayet yoksa bu destek unsurunun teşvik belgesine ilave ettirilmesi sağlanmalıdır.
Yatırım yeri tahsisi teşvikinden; Ekonomi Bakanlığınca (Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü) verilmiş yatırım teşvik belgesi sahibi olan veya yatırımın karakteristik değerlerini içerecek şekilde yatırım yeri tahsis edileceğine ilişkin yazı verilmiş olan gerçek ve tüzel kişiler yararlanabilir.
Yatırımcıya tahsis edilecek taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı tesis edilmesi veya kullanma izni verilmesiyle ilgili olarak oluşturulan Komisyon, başvuruları değerlendirirken yatırımcının;

  • Kayıtlı ve ödenmiş sermayesi dahil mali durumunu,

  • Yatırımın gruplandırılan iller ve teşvik edilecek sektörler arasında yer alıp almadığını,

  • Yatırımcı tarafından taahhüt edilen yatırım tutarının, Defterdarlık tarafından taşınmaza takdir edilen rayiç değerin tarım, hayvancılık ve eğitim yatırımları için bir, turizm yatırımları için iki, diğer yatırımlar için üç katı olup olmadığını,

  • Talep edilen taşınmazın bulunduğu ilçenin mülkî sınırları içinde organize sanayi veya endüstri bölgesi bulunması halinde, bu bölgelerde yer alabilecek yatırımlar için tahsis edilecek boş parsel bulunup bulunmadığını veya yatırımın bu bölgelerde yapılması uygun görülmeyen yatırımlardan olup olmadığını,

  • Yatırımın finansmanının ne şekilde yapılacağının beyan edilip edilmediğini,

  • Taahhüt edilen yatırımın en az yüzde yirmisini karşılayacak miktarda net özkaynağa sahip olup olmadığını,

  • Taahhüt edilen yatırım tutarının on milyon TL’yi aşması halinde fizibilite raporu ve finansman tablosu verilip verilmediğini,

  • Talep edilen taşınmazın üzerinde avan projenin uygulanıp uygulanamayacağını,

  • Avan projesine göre yapılacak yatırımdaki kapalı ve açık alanlar dikkate alınarak ne kadarlık bir taşınmaza ihtiyaç duyulduğunu,

  • Kamu Taşınmazlarının Yatırımlara Tahsisine İlişkin Usul ve Esaslarda belirtilen diğer şartları yerine getirip getirmediğini, İnceleyerek talepleri değerlendirir.
Aynı Taşınmaza Birden Fazla Yatırımcının Başvurması Halinde Hak Sahibi Yatırımcı Nasıl Belirlenir?
Aynı taşınmaz hakkında ön izin ve kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesisi talep eden birden fazla yatırımcı olması halinde, Komisyonca; özkaynak, yatırım tutarı ve istihdam sayısı açısından her bir yatırımcı ayrı ayrı puanlanmakta, bu puanlama sonucunda toplam olarak en fazla puanı alan yatırımcı tercih edilmektedir. Yapılacak bu puanlamada da eşitlik olması halinde, en fazla istihdam sağlayacak yatırımcı tercih edilir.
Adına Komisyon Kararı Alınan Yatırımcı Lehine Hangi İşlemler Tesis Edilir?
Komisyonca uygun görülen ve Bakanlıkça onaylanan yatırımcıya öncelikle plan ve projelerin hazırlanması ve onaylatılması için 1 (bir) yıl süreli ön izin verilmekte olup, bu süre ihtiyaç duyulması halinde bir yıl daha uzatılabilmektedir. Ön izin süresince bedel alınmamaktadır. Ön izin şartlarını yerine getiren yatırımcı lehine emlak vergi değerleri üzerinden hesaplanacak bedel karşılığında 49 (kırk dokuz) yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli irtifak hakkı tesis edilecektir. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması ve tapuya tescil edilememesi nedeniyle irtifak hakkı tesis edilemeyen taşınmazlar üzerinde ise, taşınmazın emlak vergi değeri üzerinden takdir edilecek bedel karşılığında 49 (kırk dokuz) yıl süreli kullanma izni verilecektir.
İrtifak Hakkı veya Kullanma İzni Bedeli Ne Kadardır?
İlk yıl irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli, haritada gösterilen;

  • I inci bölgede bulunan illerde yatırım konusu taşınmazın emlak vergi değerinin yüzde iki buçuğu,

  • II nci bölgede bulunan illerde yatırım konusu taşınmazın emlak vergi değerinin yüzde ikisi,

  • III üncü bölgede bulunan illerde yatırım konusu taşınmazın emlak vergi değerinin yüzde bir buçuğu,

  • IV üncü ve V inci bölgede bulunan illerde yatırım konusu taşınmazın emlak vergi değerinin yüzde biri,

  • VI ncı bölgede bulunan illerde yatırım konusu taşınmazın emlak vergi değerinin yüzde yarımıdır.
İrtifak hakkı ve kullanma izinlerinde, ikinci ve müteakip yıllar kullanma izni ve irtifak hakkı bedelleri, cari yıl bedelinin Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE-bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında artırılması suretiyle hesaplanır.
İrtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen taşınmazlar üzerindeki yapı ve tesislerin işletilmesinden elde edilen hasılattan, bunların üçüncü kişilere kiralanması dahil pay alınmaz.
İrtifak hakkı ve kullanma izinlerinde, i[i]lk yıl bedeli ile sözleşmeleri gereğince artırılarak tespit edilen ikinci ve üçüncü yıl bedelleri, yüzde yetmiş indirim uygulanarak tahsil edilir.[/i]
Hangi Hallerde İndirimler İptal Edilir ve Ne Şekilde İşlem Yapılır?
Yatırımcı tarafından, mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin gerçekleştirilmesine rağmen yatırımın tamamlanmaması veya öngörülen istihdam sayısına yüzde onu aşan oranda uyulmaması halinde, bölgeler itibariyle farklılaştırılarak emlak vergi değeri üzerinden hesaplanmak suretiyle irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri yönünden sağlanan indirimler ile hasılat payı alınmaması suretiyle yapılan indirimler iptal edilerek genel hükümlere göre işlem yapılır ve hasılat payı alınır.
Yatırımcı Üzerinde Yatırım Yaptığı Taşınmazı Satın Alabilir Mi?
Üzerinde irtifak hakkı tesis edilecek taşınmazlar, ön izin verilmesinden itibaren beş yıl içerisinde taahhüt edilen yatırımı tamamlayarak aynı süre içerisinde taşınmazı doğrudan satın almak için başvuruda bulunan hak sahiplerine, ilana çıkılmadan önce irtifak hakkı tesisi amacı da dikkate alınarak taşınmaz için belirlenen rayiç bedelin her yıl Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE – bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında, tarımsal amaçlı sözleşmelerde ise Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım ÜFE – bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında artırılması suretiyle bulunan değer üzerinden satılabilir.
Ayrıca; yatırımcı, lehine irtifak hakkı tesis edilen taşınmazı, taahhüt ettiği yatırımı tamamladıktan sonra, zemini ile üzerindeki bina ve tesislerin Hazineye geçmesi gereken kısmı için belirlenecek rayiç bedel üzerinden doğrudan satın almak için İdareye başvurabilir.
İrtifak Hakkı veya Kullanma İzni Süresinin Sona Ermesi Halinde Yapılacak İşlem Nedir?
İrtifak hakkı ve kullanma izni, sözleşme süresi sonunda biter. Bu durumda; makine, teçhizat ve demirbaşlar hariç diğer yapı ve tesisler Hazineye intikal eder. Bundan dolayı hak lehtarı veya kullanma izni sahibi ile üçüncü kişilerce herhangi bir hak ve talepte bulunulamaz.
Ancak, yatırımcının talep etmesi halinde, üzerindeki yapı ve tesisler dikkate alınmak suretiyle genel hükümlere göre bedeli karşılığında doğrudan irtifak hakkı tesis edilir veya kullanma izni verilir.

Bu konuyu yazdır

  Mal İhracatında KDV İstisnası Uygulaması
Yazar: tesvikler - 02-12-2017, 12:44 PM - Forum: Katma Değer Vergisi Teşvikleri - Yorum Yok

Gümrük Beyannameli Mal İhracatında KDV İstisnası

İstisnanın Kapsamı ve Beyanı
3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesine göre, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler KDV’den istisnadır. Aynı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için aşağıdaki iki şartın gerçekleşmesi gerekir:
a) Teslim, yurtdışındaki bir müşteriye veya serbest bölgedeki alıcıya ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılmalı veya mallar yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmelidir.
3065 sayılı Kanunun (12/2)nci maddesine göre yurtdışındaki müşteri, ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurtdışında olan alıcılar ile yurtiçinde bulunan firmanın yurtdışında kendi adına müstakil olarak faaliyet gösteren şubeleridir.
Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi bulunan firmaların yurtdışında iş yapmak için açmış oldukları büro, temsilcilik, acentelik ve benzeri kuruluşlar Türkiye’de mukim firmaların yurtdışında kendi adına müstakil olarak faaliyet gösteren şubeleri kapsamındadır. Dolayısıyla, KDV mükelleflerinin yurtdışında iş yapmak için açmış oldukları şube, büro, temsilcilik, acentelik ve benzeri kuruluşlarında kullanmak veya satmak üzere yurtdışına çıkaracakları mallarla ilgili teslimler de kesin ihracat olması koşuluyla ihracat teslimi niteliğindedir.
Serbest bölgedeki alıcı kavramı, ilgili mevzuatları çerçevesinde söz konusu bölgelerde faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişi alıcıları ifade eder.
İhracat teslimine ait fatura ve benzeri belgelerin yukarıda belirtilen yurtdışındaki müşteri veya serbest bölgedeki alıcı adına düzenlenmesi gerekir.
b) Teslim konusu mal Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olmalı ya da yetkili gümrük antreposuna konulmalıdır.
3065 sayılı Kanundaki istisna uygulamasında ihracat, esas itibarıyla, serbest dolaşımda bulunan bir malın dış ticaret ve gümrük mevzuatları doğrultusunda, ihracat işlemlerinin tamamlanmasından sonra Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesi dışına çıkarılmasıdır. Dış ticaret mevzuatında ihracat olarak değerlendirilen ancak, 3065 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ve Tebliğin bu bölümünde belirlenen şartları taşımayan işlemlerin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Teslim konusu malın ihraç edilmeden önce yurtdışındaki alıcı adına hareket eden yurtiçindeki firmalar veya bizzat alıcı tarafından işlenmesi ya da herhangi bir şekilde değerlendirilmesi halinde ihracat istisnasının uygulanabilmesi için malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkması şarttır. Bu durumda, yurtdışındaki alıcı adına hareket eden yurtiçindeki ilgililere yapılan teslimler vergiye tabi olacak, bunların yaptığı ihracat ise istisna kapsamına girecektir.
3065 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca, bir serbest bölgedeki alıcıya yapılan ve serbest bölgeye vasıl olan teslimler ihracat istisnası kapsamındadır.
Uluslararası taşımacılığa ilişkin olarak deniz ve hava taşıma araçlarına yapılan akaryakıt, kumanya, teknik ve diğer malzeme şeklindeki teslimler aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde vergiden istisnadır: 
a) Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı gemilere ve uçaklara yapılan akaryakıt, kumanya, teknik ve diğer malzeme şeklindeki teslimler ihracat teslimi kapsamında KDV’den istisnadır.
b) Uluslararası taşımacılık yapan yerli gemi ve uçaklar ise "yurtiçinde bulunan bir firmanın yurtdışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubesi" niteliği taşıdığından bu araçlara yapılan söz konusu teslimler ihracat istisnası kapsamına girer.
c) Yukarıda açıklanan ve istisna kapsamına giren teslimlere ilişkin işlem veya ödemelerin acenteler tarafından yapılması istisnanın uygulanmasına engel değildir.
ç) Söz konusu teslimlerin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilebilmesi için gümrük çıkış beyannamesi ile tevsik edilmesi gerektiği tabiidir.
Mal ihracına ilişkin istisna, ihracatın gerçekleştiği tarih olan gümrük beyannamesinin kapanma tarihini içine alan vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesi ile beyan edilir. İhracat işlemleri iç gümrüklerde yapılan ihracat teslimlerinde, gümrük beyannamesinin sınır gümrüklerince kapatıldığı tarih, ihracatın gerçekleştiği tarih olarak kabul edilir.
Serbest bölgelere yapılan ihracat teslimlerinde, gümrük beyannamesinin düzenlenmediği hallerde, malın serbest bölgeye giriş işlemlerinin tamamlanarak serbest bölgeye vasıl olduğu tarih ihracatın gerçekleştiği tarih olarak kabul edilir. Bu tarih, malların serbest bölgeye girişinin yapıldığını gösteren, serbest bölge işlem formunun ilgili idare tarafından onaylandığı tarihtir.
İhracat faturası malın yurtdışı edildiği dönemden önce düzenlenmiş olsa dahi, istisna ihracatın yapıldığı dönem KDV beyannamesi ile beyan edilir.
İstisnanın Tevsiki
Gümrük beyannameli mal ihracatının beyanında, gümrük beyannamesi ve satış faturaları, bir dilekçe ile ihracat istisnasına ilişkin beyanname ekinde vergi dairesine verilir. Söz konusu belgelerden elektronik ortamda alınanların ayrıca beyanname ekinde ve kâğıt ortamında vergi dairesine verilmesine gerek olmayıp, dilekçe ekinde internet vergi dairesi liste alındısının vergi dairesine verilmesi yeterlidir.
İhracata ilişkin gümrük beyannamesi verilebileceği gibi, gümrük beyannamelerindeki bilgilerin yer aldığı listelerin verilmesi de mümkündür. Verilecek listenin, gümrük beyannamesinin tarihi, sayısı, ihraç edilen malın cinsi, miktarı ve tutarı, gümrük kapısının ismi, varış ülkesi, varsa imalatçının adı-soyadı veya unvanı, varsa intaç ve çıkış tarihi bilgilerini içermesi gerekir.
İhracata ilişkin yurtdışındaki alıcı adına düzenlenen faturaların fotokopileri ya da faturaların dökümünü ihtiva eden firma yetkililerince imzalı ve kaşeli bir liste ibraz edilir.
Posta ve hızlı kargo taşımacılığı yolu ile yapılan ihracat teslimleri, kargo şirketi adına düzenlenen, malı yurtdışına gönderilen mükellefin bilgisinin yer aldığı ve gümrük müdürlüğü tarafından elektronik ortamda onaylanan elektronik ticaret gümrük beyannamesi ile tevsik edilir.
Sınır ticareti kapsamında yapılan ihracat, gümrük beyannamesi veya listesi ile tevsik edilir. Bu durumda ayrıca, bir defaya mahsus olmak üzere sınır ticareti yetki belgesi de ibraz edilmelidir.
NATO (Kuzey Atlantik Antlaşma Örgütü – North AtlanticTreatyOrganization) ülkelerinde askeri teçhizat ve malzemenin transit-ithalat-ihracat işlemleri için düzenlenen Form 302 belgesinin, bu belge ile yapılan ihracat teslimlerinde gümrük beyannamesi yerine kullanılması mümkündür.
İhracat teslimlerine ilişkin olarak düzenlenen fatura ile gümrük beyannamesi arasında uyumsuzluk olması halinde vergi dairesince ilgili gümrük müdürlüğünden bilgi  talep edilir ve sonucuna göre işlem tesis edilir.
İhraç Edilen Malların Geri Gelmesi
3065 sayılı Kanunun ithalat istisnasını düzenleyen (16/1-b) maddesi uyarınca, ihracat istisnasından faydalanılarak ihraç edilen ancak; Gümrük Kanununun 168, 169 ve 170 inci maddelerinde belirtildiği şekilde geri gelen eşyanın ithalat istisnasından faydalanabilmesi için, bu eşya ile ilgili olarak ihracat istisnası nedeniyle faydalanılan miktarın gümrük idaresine ödenmesi veya bu miktar kadar teminat gösterilmesi gerekir. İhraç edildikten sonra geri gelen eşya için ithalat istisnasından faydalanılmak istenmemesi halinde, genel hükümler çerçevesinde KDV ödenerek eşyanın ithali mümkündür. Bu durumda, ilk ihracat kesin ihracat olarak değerlendirilir.
İthalat istisnasının uygulanabilmesi için ilgili gümrük idareleri ihracat istisnasından yararlanılan miktarı tespit etmek amacıyla mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesinden durumu bir yazı ile sorar. Bu yazıda geri gelen eşyanın cinsi, miktarı, tutarı, ilgili bulunduğu gümrük beyannamesinin tarih ve sayısı ile diğer gerekli bilgilere de yer verilir.
KDV ödenmek suretiyle satın alınan veya işletmede imal edilen malların geri gelmesi halinde, vergi dairelerince ihracat istisnasından faydalanılan miktarın belirlenmesinde, Kanunun 11 inci maddesi ile ihracatçıya getirilen imkânlar göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde hareket edilir:
a) Vergi dairesince yapılacak inceleme sonunda, mükellefin geri gelen mallarla ilgili olarak ihracat sırasında iade talebinde bulunmadığı tespit edilirse, bu mallarla ilgili olarak ihracat istisnasından yararlanılan bir miktarın bulunmadığı ilgili gümrük idaresine bildirilir. Bu yazıyı alan gümrük idareleri geri gelen eşya ile ilgili olarak ithalat istisnası kapsamında işlem yapar.
b) Geri gelen malların bünyesine giren vergiler için ihracatçının, bu vergileri indiremeyip nakden veya mahsuben iade olarak talep ettiğinin belirlenmesi halinde, iade henüz yapılmamışsa ihracatçının KDV iadesinden yararlanmadığı kabul edilir ve geri gelen mallar için gümrükte KDV ödenmesi istenmez. Bu durumda, ihracatçının ilgili dönem beyannamesinde “iade” olarak beyan edilen tutarın geri gelen mallara isabet eden kısmı, malların geri geldiği vergilendirme dönemi 1 No.lu KDV Beyannamesinin 103 no.lu satırına yazılarak indirilir.
c) İhraç edilen malın, bu mala ait yüklenilen KDV’nin nakden veya mahsuben iadesinden sonra geri gelmesi halinde, geri gelen mallara isabet eden iade tutarının gümrükte ödenmesinden sonra ithalat istisnası kapsamında işlem yapılır. Dolayısıyla, geri gelen malların bünyesine giren vergiler için ihracatçının, bu vergileri indiremeyip nakden veya mahsuben iade olarak aldığının belirlenmesi halinde bu iadeden; geri gelen mallara isabet eden kısım kadar ihracat istisnasından faydalanıldığı belirtilir.
ç) Vergi dairelerince, geri gelen eşyayla ilgili olarak ihracatçının ihracat istisnası nedeniyle faydalandığı miktar tespit edildikten sonra ilgili gümrük idaresine durum bildirilir.
d) Geri gelen mallara ilişkin olarak yüklenilen vergilerin indirim yolu ile giderilmiş veya iade talep edilmeksizin sonraki dönemlere devredilmiş olması hallerinde, bu vergilere ilişkin olarak bir işlem yapılmaz.
Geri gelen eşya dolayısıyla ihracatçı tarafından ilgili gümrük idaresine ödenen KDV, ilgili dönem beyannamesinde indirim konusu yapılabilir.
İade
Mal ihracatından kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- Satış faturaları listesi
- Gümrük beyannamesi veya listesi (Serbest bölgeye yapılan ihracatta serbest bölge işlem formu, posta veya kargo yoluyla gerçekleştirilen ihracatta elektronik ticaret gümrük beyannamesi)
- İhracatın beyan edildiği döneme ait indirilecek KDV listesi
- Yüklenilen KDV listesi
- İadesi Talep Edilen KDV Hesaplama Tablosu
Mahsuben İade
Mükelleflerin mal ihracından kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
Nakden İade
Mükelleflerin mal ihracından kaynaklanan ve 5.000 TL’yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 5.000 TL’yi aşması halinde, aşan kısmın iadesi vergi inceleme raporu veya YMM tasdik raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde, mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
 Türkiye’de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura ile Yapılan Satışlar (Bavul Ticareti)
Türkiye'de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satışlar, 3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında KDV’den istisnadır.
İstisna Belgesi
Bağlı olduğu vergi dairesinden "Türkiye'de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura ile Yapılacak Satışlara Ait KDV İhracat İstisnası İzin Belgesi" (İstisna İzin Belgesi) alan mükellefler, bu tür satışlarını KDV hesaplamadan yapar.
İstisna izin belgesi almak isteyenlerin;
- Gerçek usulde KDV mükellefi olması,
- Haklarında “olumsuz rapor” yazılmamış olması,
gerekir. Bu şartları taşıyan mükelleflerin yapacakları başvuru vergi dairesince değerlendirilerek durumu uygun görülenlere, Tebliğ ekinde yer alan (EK:3) istisna izin belgesi verilir.
Haklarında yazılan olumsuz rapor nedeniyle istisna izin belgesi iptal edilenler, KDV iade taleplerinin yerine getirilmesi bakımından genel esaslara dönmeleri halinde tekrar istisna izin belgesi alabilirler.
İstisnanın Şartları
İstisna izin belgesine sahip mükellefler, aşağıdaki şartların mevcudiyeti halinde KDV hesaplamadan işlem yapar:
a) Teslim, Türkiye'de ikamet etmeyen yabancı uyruklu alıcılara veya yurtdışında ikamet eden ve buna dair ilgili ülke resmi makamlarından alınmış ikamet tezkeresi veya bu mahiyette bir belgeye sahip olan Türk uyruklu alıcılara yapılmalıdır.
b) Satılan malların bedelleri toplamının 2.000 TL’nin üzerinde olması gerekir. Bu toplama, aynı faturada gösterilen birden fazla mal çeşidine ait bedeller dahildir.
c) 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listede yer alan mallar için bu kapsamda işlem yapılamaz.
Bu kapsamdaki satışlarda, şekil ve muhtevası Gelir İdaresi Başkanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen Tebliğ ekinde yer alan (EK:4) "Özel Fatura" kullanılır.
Özel fatura beş nüsha olarak düzenlenir. Birinci nüshası alıcıya verilir. İki, üç ve dördüncü nüshalar malın gümrükten çıkışı sırasında onaylatılır. Beşinci nüsha ise satıcıda kalır.
Satın alınan malların, özel fatura tarihini izleyen aybaşından itibaren üç ay içinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın uygun görüşü alınarak Maliye Bakanlığı’nca belirlenen gümrük kapılarından yurtdışına çıkarılması ve bu malların gümrük bölgesinden çıktığını gösteren bu gümrük kapılarında onaylatılmış özel faturanın bir nüshasının çıkış tarihinden itibaren en geç bir ay içinde satıcıya intikal etmiş olması gerekir.
Özel faturanın gümrükte satıcılar tarafından onaylatılması mümkün olduğu gibi, alıcılar tarafından veya kargo ile yapılan ihracatta taşıyıcı firma tarafından onaylatılması da mümkündür. Dolayısıyla Türkiye'de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satışlar nedeniyle ihraç edilen malların bizzat alıcı beraberinde Türkiye’den çıkış zorunluluğu bulunmamaktadır.
İstisna izin belgesine sahip satıcıların, Türkiye'de ikamet etmeyenlere 3065 sayılı Kanunun (11/1-b) maddesi kapsamında vergi tahsil ederek satış yapmaları da mümkündür.
İstisnanın Beyanı
Bu kapsamda yapılan satışlar, onaylı özel faturanın satıcı firmaya intikal ettiği tarihi kapsayan vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesi ile tam istisna kapsamında beyan edilir. Söz konusu beyannameye onaylı özel faturanın bir nüshası veya firma yetkililerince onaylı örneği ya da onaylı özel faturaların muhtevasını içerecek şekilde hazırlanan liste eklenir.
İade
Türkiye'de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satışlardan doğan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- Onaylı özel faturanın aslı veya firma yetkililerince onaylı örneği ya da onaylı özel faturaların muhtevasını içerecek şekilde hazırlanan liste
- İhracatın beyan edildiği döneme ait indirilecek KDV listesi
- Yüklenilen KDV listesi
- İadesi Talep Edilen KDV Hesaplama Tablosu
Mahsuben İade
Mükelleflerin Türkiye'de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satışlardan kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
Nakden İade
Mükelleflerin Türkiye'de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satışlardan kaynaklanan ve 5.000 TL’yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 5.000 TL’yi aşması halinde aşan kısmın iadesi vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.

Bu konuyu yazdır

  Damızlık Düve Yetiştiriciliğine Sağlanan Hibeler
Yazar: tesvikler - 02-10-2017, 11:26 AM - Forum: Tarım ve Hayvancılık Destekleri - Yorumlar (1)

Damızlık düve yetiştiriciliği yapan büyükbaş hayvancılık işletmelerinin kurulması, ülkemizin ihtiyaç duyduğu damızlık gebe düvelerin yurt içinden karşılanması, et ve süt üretiminde verimlilik ile kalitenin artırılması, sermayenin ülke içerisinde kalmasını sağlayacak şekilde;


  • Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine üye,

  • Bakanlık ilgili veri sistemine en az 3 yıl kayıtlı aktif sığır işletmesi olan gerçek ve tüzel kişi üreticilerin bireysel veya bir arada yapacakları,

  • 500 baş kapasiteye sahip, projeli sütçü, etçi veya kombine saf ırk damızlık düve üretimi ve

  • ticari gebe düve satışı için sağlık sertifikasına sahip yeni işletme kurulması veya mevcut işletmelerin kapasitelerinin 500 baş üzeri olacak şekilde artırılması konularında
Hibe desteği başvuruları başlamıştır.
Hibe başvuruları 6 Şubat – 6 Mart 2017 tarihleri arasında yapılabilecektir.
Hibe Desteği Uygulanacak İller
Hibe desteği kapsamında illerin belirlenmesi yetkisi 2016/9003 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’na göre Bakanlığa aittir. Bakanlık proje uygulama süresince her yıl destek uygulanacak iller belirlenip duyuracaktır.2017 yılı için Bakanlık Makamının 31.01.2017 tarih ve 94390031-604-297-36 sayılı oluru ile belirlenen iller aşağıdaki gibi olup bu illerden başvurular alınacaktır:
Ankara, Bayburt, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kırklareli, Malatya,Manisa, Niğde, Samsun, Tekirdağ ve Trabzon illeri.
Destekleme Konularıve Hibe Oranları
Hibe desteği Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca belirlenmiş olan illerde 2016-2018 yılları arasında; yeni inşaat yapımı veya kapasite artırımı/rehabilitasyonu, damızlık dişi buzağı alımı ile makine-ekipman temini desteklenmesi yatırımlarına aşağıda belirtilen oranlarda hibe desteği uygulanır.
UYGULANACAK YATIRIM KONULARI             HİBE ORANI (%)
İNŞAAT
Yeni Yatırım                                                                                     50
Kapasite artırımı/rehabilitasyon                                                      
HAYVAN ALIMI    
Damızlık dişi buzağı alımı                                                             50
MAKİNE ALET-EKİPMAN ALIMI
Yem Karma makinesi ve Gübre Sıyırıcı                                      50
Yatırımda Alt ve Üst Sınırlar
Yeni yatırımlarda 500 baş kapasiteye sahip, projeli sütçü, etçi veya kombine saf ırk damızlık düve üretimi ve ticari gebe düve satışı için sağlık sertifikasına sahip yeni işletme kurulması ve damızlık dişi buzağı alınması veya kapasite arıtımı /rehabilitasyon yatırımlarında ise mevcut işletmelerin kapasitelerinin 500 baş üzeri olacak şekilde artırılması ve damızlık dişi buzağı alınması için, il damızlık sığır yetiştirileri birlikleri veya damızlık sığır yetiştiriciliği birliklerine üye  gerçek ve tüzel kişiler, bu üst sınırlara kadar olan kısım için hibe desteğinden yararlandırılır.
Yatırım Konuları ve Alternatifleri
Yeni yatırım projelerinde, yeni inşaat, damızlık dişi buzağı alımı ve makine alet-ekipman alımı birlikte yer almalıdır. Kapasite artırımı/rehabilitasyon projelerinde ise Bakanlıkça belirlenen şartları taşımak kaydıyla yatırım konularında yer alan konulardan en az bir tanesi yer almalıdır. Söz konusu işletmelerin teknik şartları taşıyıp taşımadığı İPYB’nin yapacağı kontrolle belirlenir. 
Yatırım alternatifleri:

BAŞVURU YAPILABİLECEK YATIRIM KONULARI
Yeni Yatırım(*)

Ahır yapımı
Buzağı Alımı
Yem karma makinesi ve gübre sıyırıcısı alımı
2714.svg
2714.svg
2714.svg
Kapasite Artırımı / Rehabilitasyon
Ahır Kapasite Artırımı / Rehabilitasyon
Buzağı Alımı
Yem karma makinesi ve gübre sıyırıcısı alımı
ALTERNATİF 1
2714.svg
2714.svg
2714.svg
ALTERNATİF 2
2714.svg
2714.svg
 
ALTERNATİF 3
 
2714.svg
2714.svg
ALTERNATİF 4
 
2714.svg
 

Not: Kapasiteye uygun Gübre Çukuru ve biyogüvenlik tedbirleri uyarınca kapı önlerinde dezenfeksiyon çukuru zorunludur.
(*) Yeni yatırım projelerinde üç yatırım konusunda dabaşvuru yapılması zorunludur.
 
Desteklemeden Yararlanma
Hibe programının yürürlükte olduğu dönemler içinde projesi onaylanan ve projesinde belirtilen süresi içinde yatırımını tamamlayan işletmeler hibe desteğinden bir kez yararlandırılırlar.
Her proje sahibi,proje konularından sadece bir defa hibe desteğinden yararlanabilir.
Projeden şirket ortağı olarak yararlanan yatırımcı şirket ortaklığından ayrılsa dahi yatırımdan bir daha yararlanamaz.
Başvuru Yeri ve Zamanı
Bu desteklemeden yararlanmak isteyen yatırımcılar her yıl başvuru formu ve ekinde yer alan belgeler ile Bakanlıkça belirlenen süre içinde yatırımı yapacağı yerdeki İl Müdürlüğüne müracaat eder. 2017 yılı için alınacak başvurular yukarıda belirtilen illerde 06Şubat-06Mart 2017 tarihleri arasında alınacaktır.
Genel Müdürlük gerekli gördüğü takdirde başvuru süresini uzatabilir ya da yıl içerisinde yeniden başvuru çağrısı yapabilir
Başvurular, yapıldığı yıl için geçerlidir.
Aynı konudaki yatırımlarda;
(a) Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının tebliğde tanımı yapılmış olan hayvan materyali içinfaiz indirimi ve hibe desteği niteliğindeki desteklerinden faydalanan yatırımcıların Karar kapsamında başvuruları alınmaz ve hibe kullandırılmaz.
(b) Başvuru sahibi, tebliğde tanımı yapılmış olan hayvan materyali konusundaBakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca uygulanan faiz indirimi veya hibe desteği programlarından yararlanmadığına, yararlanmış ise Karar kapsamındaki hibe desteğinin iptal edileceğini kabul ettiğine dair noter tasdikli taahhütname verir.
3.2)Hibe Programına Kimler Başvuru Yapabilir
Kararda belirtilen yatırım konularını gerçekleştirmek üzere;

  1. Gerçek kişiler

  2. Tüzel kişiler
Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine üye, TÜRKVET sistemine en az 3 yıl kayıtlı aktif sığır işletmesi olan gerçek veya tüzel yatırımcılar,
 Hibe Programından Yararlanmak İçin Başvuruda Bulunacak Gerçek ve Tüzel
Kişilerde Aranacak Şartlar

  1. Başvuru sahibi yetiştirici veyatüzel kişiliklerin; damızlık sığır yetiştiricileri birliğine üye olduğuna dair belge,TÜRKVET sistemine en az 3 yıl kayıtlı aktif sığır işletmesine sahip olduğuna dairgüncel belgeyi veyatüzel kişilerin (birlik, şirket vs.) başvurularında işletmeninkurucu/ortaklardanbirinin belirtilen şartlara haiz işletme sahibi olduğuna dair belgeyi başvurusu ile birlikte sunmuş olması gerekmektedir.

  2. Gerçek ve tüzel kişilerin kamudan bağımsız olması gerekir. Devlet Memurları, Kamu İşçileri veya Devlet Üniversitelerinde görevli öğretim elemanları başvuramazlar.

  3.  Yatırımcılar yatırım kredi ve vergi teşviklerinden yararlanabilirler.

  4. Tüzel kişilikler, kuruluş tüzüklerinde/ana sözleşmelerinde hibe programlarında yer alan yatırım konusunda faaliyet yürüteceklerini belirtirler.

  5. Başvuruda bulunacak kişi ve kuruluşların yetkili kurul ve/veya organlarından; Kararname kapsamındaki desteklere başvuru yapması, uygulamaların gerçekleştirilmesi konularında yetki almış olmaları gerekmektedir.

  6. Aynı parsel için büyüklüğü ne olursa olsun 2. bir yatırımcı tarafından yapılan başvurular işleme alınmayacaktır.

  7. Daha önce Bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarından yararlanılmış olan hibeler kapsamında aynı parsel için tekrar başvuru yapılamaz
Desteklemeden Yararlanamayacak Olanlar

  1. Kamu kurum ve kuruluşları, bunların vakıf, birlik ve benzeri teşekkülleri ile bunların içinde bulunduğu ortaklıkları,

  2. Kanuni takipte vergi borcu ve Sosyal Güvenlik Kurumuna prim borcu olanlar. Tahsil Genel Tebliği hükümleri uyarınca tahsil dairelerinin verdiği bilgiye istinaden kapsama giren alacak türlerinin toplam tutarının 5000 lirayı aşmaması halinde borcun bulunmadığı kabul edilerek gerekli ödemeler yapılabilecektir.

  3. 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 23 üncü maddesi hükümleri uygulananlar, (İl Müdürlüklerince ÇKS sisteminden sorgulama yapılır)

  4. İflas etmek veya tasfiye edilmek, ilişkileri mahkemeler tarafından yönetilmek, kredi verenlerle anlaşma yapmak, işletme faaliyetlerini askıya almış olmak, bu konularla ilgili işlemlere tabi olmak veya ulusal yasa veya düzenlemelerle benzer bir durumdan kaynaklanan konumda olanlar,

  5. Yüzkızartıcı suçlardan hüküm giyenler

  6. Destekleme prosedürü ile ilgili olarak kendi yükümlülüklerini yerine getirememe konusunda ciddi bir ihlal içinde bulundukları ilan edilmiş durumunda olanlar.

Bu konuyu yazdır

  2017 İşverene Sigorta Prim Desteği ve Vergi İndirimi Yürürlüğe Girdi
Yazar: tesvikler - 02-09-2017, 08:41 AM - Forum: Teşvik Haberleri - Yorum Yok

Yeni işçi istihdam edene sigorta prim desteği ile gelir vergisi stopajında indirime ilişkin hükümler 687 sayılı KHK ile yürürlüğe girdi. 

31 ARALIK 2017’E KADAR YENİ İŞÇİ İSTİHDAM EDECEK İŞVERENLERİNE SİGORTA PRİMİ DESTEĞİ VERİLECEK

MADDE 3 – 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 17 – 31/12/2017 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, 1/2/2017 tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince Kuruma kayıtlı işsizler arasından işe alınanların; işe alındıkları tarihten önceki üç aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları ve 2016 yılı Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısına ilave olmaları kaydıyla işe alındıkları tarihten itibaren 31/12/2017 tarihine kadar geçerli olmak üzere sigortalının aylık prim ödeme gün sayısının 22,22 TL ile çarpılması sonucunda bulunacak tutar, bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri sigortalı hisseleri dahil tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene destek ödemesi yapılır ve destek tutarı Fondan karşılanır.

İşverenlerin aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hallerinde birinci fıkra hükümleri uygulanmaz. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren veya ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu taksitlendirme ve yapılandırma devam ettiği sürece anılan fıkra hükmünden yararlandırılır.

Bu madde hükümleri; kamu idarelerine ait işyerleri, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Kanuna, 4734 sayılı Kanuna ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.
Bu maddeyle düzenlenen destek unsurundan yararlanmakta olan işverenler; aynı sigortalı için aynı dönemde diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerden yararlanamaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından belirlenir.

İSTİHDAM EDİLECEK YENİ İŞÇİ İÇİN VERGİ İNDİRİMİ

GEÇİCİ MADDE 18 – 31/12/2017 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, 1/2/2017 tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince Kuruma kayıtlı işsizler arasından işe alınanların; işe alındıkları tarihten önceki üç aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları ve2016 yılının Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısına ilave olmaları kaydıyla işe alındıkları tarihten itibaren 31/12/2017 tarihine kadar uygulanmak üzere, ücretlerinin 2017 yılında uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarının prim ödeme gün sayısına isabet eden tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisinin asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan kısmı, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilir.

Bu madde kapsamında gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlananlar, diğer kanunlarda yer alan benzer nitelikli gelir vergisi stopajı teşviklerinden yararlanamaz.

Bu madde kapsamında yapılan ücret ödemelerine ilişkin düzenlenen kağıtlara ait damga vergisinin aylık brüt asgari ücretin prim ödeme gün sayısına isabet eden kısmı beyan edilmez ve ödenmez.
Bu madde hükümleri; kamu idarelerine ait işyerleri, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Kanuna, 4734 sayılı Kanuna ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

Bu konuyu yazdır

  Yurt Dışında Yapılan İnşaat İşlerinde Kurumlar Vergisi İstisnası Uygulaması
Yazar: tesvikler - 02-07-2017, 08:17 PM - Forum: Kurumlar Vergisi Teşvikleri - Yorum Yok

Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ile yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye’de genel sonuç hesaplarına aktarılan kazançlar, herhangi bir koşula bağlanmaksızın kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, kurumların yurt dışında bulunan işyerleri veya daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri kazançlar, maddede belirtilen tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olmak ve en az %15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergi yükü taşımak koşuluyla vergiden istisna edilmiştir.
Benzer şekilde, anılan fıkranın (h) bendi ile de yurt dışında bulunan işyerleri veya daimi temsilcileri aracılığıyla yapılan ve yurt dışında vergilendirilen inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançların (vergi yükü oranına bakılmaksızın), ayrıca yurt içinde de vergilendirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla bu kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.
Teknik hizmetler esas itibariyle inşaat, onarım ve montaj işleriyle ilgili olarak yürütülen planlama, projelendirme, mimarlık ve mühendislik, etüd, fizibilite, harita tasarım, metraj, keşif, idari ve teknik şartname ile ihale dosyası hazırlama, ihale değerlendirme, mesleki kontrollük, inşaat kontrollüğü, tasarım kontrollüğü, işletmeye alma danışmanlığı, proje ve yatırım yönetimi ve benzeri hizmetleri kapsamaktadır.
Teknik hizmetlerden elde edilen kazançların da anılan istisnadan yararlanabilmesi için bu işlerin yurt dışında bulunan işyerleri veya daimi temsilciler aracılığıyla yapılması; yurt dışında ayrıca bir işyeri veya daimi temsilci olmadan yapılan teknik hizmetlerin, hizmet ihracatı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, teknik hizmetlerin yurt dışındaki inşaat, onarım ve montaj işlerine bağlı olarak yapılma şartı bulunmamaktadır.
İnşaat, onarım ve montaj işlerinin yurt dışında gerçekleştirilmesi için bir işyeri bulunması gerekirken, bu işlere bağlı teknik hizmetlerin yurt dışında herhangi bir işyeri olmaksızın Türkiye’den gerçekleştirilebilmesi de mümkün olabilmektedir. Proje hazırlanması gibi teknik hizmetler, inşaat ve onarma işinin tamamlayıcı bir unsuru olmasına karşın; kurumların yurt dışında devam eden bir inşaat ve onarma işi olmadığı ya da ayrıca bir işyeri veya daimi temsilci bulundurulmadığı durumlarda, bu faaliyetin ihracat olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup yurt dışındaki inşaat işine bağlı olarak Türkiye’de yapılan teknik hizmetlerden sağlanan kazançların bu istisnadan yararlandırılması mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla, kurumların yurt dışında bir inşaat ve onarım işi varsa, buna bağlı teknik hizmetler ister Türkiye’de isterse yurt dışında yapılsın, elde edilen kazançlar istisnadan yararlanabilecektir. Kurumların yurt dışında yaptıkları bir inşaat ve onarım işinin bulunmaması halinde ise ancak yurt dışında bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla yaptıkları teknik hizmetlerden elde edilen kazançlar istisnadan yararlanılabilecektir.
Bu istisnanın uygulanması açısından, yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançların Türkiye’ye getirilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Söz konusu kazançların Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi istisnadan yararlanılması için yeterlidir.
Öte yandan, yurt dışındaki şubelerden elde edilen kazançların genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmesinde, faaliyette bulunulan yabancı ülkenin mevzuatına göre hesap döneminin kapandığı tarih itibarıyla ilgili ülke mevzuatına göre tespit edilen faaliyet sonucu, Türkiye’de de aynı tarih itibarıyla genel sonuç hesaplarına kaydedilecektir. Bu hususun Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmesinde, kazancın kambiyo mevzuatına göre fiilen Türkiye’ye getirilmesinin herhangi bir etkisi olmayacaktır. Faaliyette bulunulan yabancı ülkede kazanca tasarruf edilebilmesi yeterlidir.
Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazanç, hesaplara intikal ettirilmesi gereken tarihte T.C. Merkez Bankasının o gün için tespit ve ilan ettiği döviz alış kurlarıyla değerlendirilecektir. T.C. Merkez Bankasınca tespit ve ilan olunmayan yabancı paralarda ise Maliye Bakanlığının Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tespit ve ilan ettiği kurlar dikkate alınacaktır.
Yurt dışı faaliyet sonucunda elde edilen kazançlar elde edildiği dönem itibarıyla, Türkiye’de ilgili olduğu geçici vergi matrahının tespitinde de dikkate alınacaktır.
Örneğin; Türkiye’de 1 Temmuz – 30 Haziran özel hesap dönemini kullanan bir kurumun, yurt dışında yaptığı inşaat işlerine ilişkin olarak tabi olduğu hesap dönemi ilgili ülke mevzuatına göre takvim yılıdır. Buna göre, bu şirketin yurt dışı şubesinin, 2016 takvim yılına ilişkin kazancı, Türkiye’de 31/12/2016 tarihi itibarıyla elde edilmiş sayılacağından, 1/7/2016 – 30/6/2017 özel hesap döneminin ikinci geçici vergi dönemi matrahının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Yurt dışında yapılan inşaat işleri nedeniyle, işin tamamlanmasından sonra ödenen faiz ve kur farklarının durumu
Yurt dışında yapılan inşaat işlerinde kullanılmak üzere alınmış krediler için, inşaat işlerinin sona erdirilmesinden sonra ödenmesi gereken faiz ve kur farkları, yabancı ülkede bunları ödeyecek bir işletmenin kalmaması ve bu işe ilişkin olarak elde edilen hasılatın yurt dışındaki inşaata harcanan kredi tutarı kadar kısmının Türkiye’ye getirilmesi halinde, söz konusu kredi Türkiye'deki merkezin bir borcu haline gelmekte ve merkez tarafından ödenmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu kredilere ilişkin olarak yurt dışındaki inşaat işlerinin sona ermesinden sonra doğan kur farkı ve faizler, merkezdeki kurum için ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi için yapılmış bir gider niteliğinde olduğundan, genel esaslar çerçevesinde kurum kazancının tespitinde dikkate alınabilecektir.
Yurt dışında yapılan inşaat işleri nedeniyle, merkez ve şube arasındaki cari hesapların değerlemesi
Yurt dışında yapılan inşaat işleri ile ilgili olarak Türkiye’deki merkez ile yurt dışındaki işyeri arasında ortaya çıkan ilişkilerde yurt dışındaki işyerine Türkiye’den fatura kesilmek suretiyle yapılan ve o işyerinde maliyet veya gider olarak kabul edilen mal ve hizmet hareketleri ile yurt dışındaki işyeri ile Türkiye’deki merkez arasındaki para hareketlerinin ayrı ayrı hesaplarda izlenmesi ve değerlemenin buna göre yapılması gerekmektedir.
Yurt dışındaki işyerine merkez tarafından fatura düzenlenmek suretiyle ihraç olunan emtia ile yurt dışına yönelik olarak fatura düzenlenmek suretiyle yapılan hizmetlerden doğan dövize bağlı alacak ve borçların aynen mal veya hizmet ihracından doğan alacak ve borçlarda olduğu gibi değerlemeye tabi tutulacağı ve değerleme farklarının vergi matrahının tespitinde dikkate alınacağı tabiidir.
Türkiye’de bulunan merkez ile yurt dışındaki işyeri arasında gerçekleşen diğer para hareketlerinden doğan alacak ve borçların ise gerçek bir alacak ve borç niteliği taşımadığı açıktır. Bu nedenle, söz konusu para hareketlerine dayalı cari hesap bakiyelerinin değerlemesine gerek bulunmamaktadır.
Geçici olarak ihraç edilen makine ve teçhizatın Türkiye’ye ithalinde değerleme
Tam mükellef kurumların aktiflerinde yer alan makine ve teçhizatları, yurt dışında yapılan inşaat işleri ile ilgili olarak yurt dışına geçici olarak ihraç etmeleri halinde, geçici olarak ihraç edilen ve işin bitiminde Türkiye’ye getirilen makine ve teçhizat ile ilgili olarak Türkiye’de amortisman ayrılmasına son verilecek; işin bitiminde söz konusu makine ve teçhizatların Türkiye’ye ithalinde ise amortisman uygulaması kaldığı yerden devam edecektir.
Türkiye’deki merkez genel giderlerinden yurt dışında yapılan inşaat işlerine pay verilmesi
Türkiye’deki merkez genel giderlerinden, yurt dışında yapılan inşaat işlerine pay verilmesi gerekiyor ise yurt dışında gider kaydedilen bu payların Türkiye’de gider kaydedilmesi mümkün olmayacaktır.
Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazanç veya hasılatın Türkiye'ye döviz olarak getirilmesi halinde doğacak kur farklarının durumu
İstisna uygulamasında, yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançların Türkiye'ye getirilmesi şart değildir. Bu kazançlar, Türkiye'ye getirilmese dahi istisna uygulamasına konu edilebilecektir. Öte yandan, bu kazançların Türkiye'ye getirilmesi durumunda oluşacak kur farklarının ne şekilde değerlendirileceği aşağıda açıklanmıştır.
Yurt dışında tamamlanmış işlere ilişkin kazançların Türkiye'ye getirilmesi halinde kur farklarının durumu
İstisna uygulamasına konu olan ve yurt dışında yapılıp tamamlanan işlerden doğan kazancın Türkiye'ye getirilmesi halinde, söz konusu yabancı paraların değerlemesinden kaynaklanan kur farklarının istisna kazançla ilişkilendirilmesi mümkün değildir.
Yurt dışında devam etmekte olan işlere ilişkin hasılatın Türkiye'ye getirilmesi halinde kur farklarının durumu
Yurt dışında yapılmakta olan işlerden elde edilen hasılatın Türkiye'ye döviz olarak getirilmesi halinde, anılan işlerin tamamlandığı geçici vergilendirme dönemine kadar söz konusu yabancı paraların değerlemesinden kaynaklanan kur farkları istisna kapsamında değerlendirilebilecektir. Bununla birlikte söz konusu uygulamada yurt dışında gerçekleştirilen her bir işin bağımsız olarak değerlendirileceği tabiidir.

Bu konuyu yazdır

  Örneklerle Genç Girişimciler İçin Gelir Vergisi İstisnası Uygulaması
Yazar: tesvikler - 02-02-2017, 05:38 PM - Forum: Gelir Vergisi Teşvikleri - Yorum Yok

Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı belli şartlar altında gelir vergisinden istisna tutulmuştur. 

İstisnadan faydalanacaklar ve faydalanma şartları
 İstisnadan;
a) Ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti nedeniyle adına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilmiş,
b) Mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış,
tam mükellef gerçek kişiler yararlanır.
Bu kişilerin istisnadan yararlanabilmeleri için aşağıda belirtilen şartları taşımaları zorunludur.
1-İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmesi zorunludur.
 Mükelleflerin söz konusu istisnadan faydalanabilmeleri için işe başlamayı kanuni süresi içerisinde bildirmeleri gerekmektedir.  İşe başlama bildiriminin Vergi Usul Kanununda yer alan süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu istisna hükmünden yararlanılamaz.
2- Mükellefin kendi işinde bilfiil çalışması ya da işin kendisi tarafından sevk ve idare etmesi gereklidir.
İstisnadan yararlanılabilmesi için mükellefin kendi işinde bilfiil çalışması veya kendi işinde bilfiil çalışmadığı durumlarda ise işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi gerekmektedir. Bir şahsın kendi işinde bilfiil çalışması, işinde ve bu işin gerektirdiği konularda fikri ve bedeni bir mesai sarf etmesidir. İşte bilfiil çalışılmasa dahi iş sahibi tarafından işin sevk ve idaresinin kendi elinde tutulması, işin yürütülmesiyle ilgili kararların alınması, planlanması veya denetiminin yapılması gibi durumlarda da istisna şartı ihlal edilmiş olmaz. Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi şartını sağlayan mükelleflerin, faaliyetin yürütülebilmesi için çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırması istisna şartını bozmaz. Seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici sürelerde fiilen işin başında bulunulmaması halinde de söz konusu şart ihlal edilmiş olmaz.
Genç girişimcilerde kazanç istisnasında, özellikli durumlara ilişkin hususlar şunlardır:
Adi ortaklık veya şahıs şirketi kurmak suretiyle faaliyette bulunan mükellefler de ayrı ayrı istisnadan yararlanabilir. Bu durumda mükelleflerin istisnadan yararlanabilmeleri için tüm ortakların ayrı ayrı istisna şartlarını taşımaları gerekmektedir. Ortaklardan herhangi birinin istisna şartlarını taşımaması halinde, diğer ortaklar da istisnadan faydalanamaz.
Örnek 1: Bay (A), Bay (B) ve Bay ©, 17/2/2016 tarihinde adi ortaklık şeklinde lokanta işletmeciliği faaliyetine başlamış olup faaliyete başlanıldığı tarihte Bay (A) 27, Bay (B) 29, Bay © ise 32 yaşındadır. Buna göre; Bay ©, 29 yaş şartını ihlal ettiğinden ortakların hiçbiri istisnadan faydalanamayacaktır.
Bir işletmenin veya mesleki faaliyetin devralınması halinde, istisnadan yararlanılabilmesi için işletmenin ya da mesleki faaliyetin devralındığı kişinin eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) kan veya kayın hısımlarından olmaması gerekmektedir.
Örnek 2: Bay (D), 20/2/2016 tarihinde babasına ait oto yıkama işletmesini devralmak suretiyle ticari faaliyete başlamıştır. Bay (D)’nin, işi devraldığı babasının 1. derece kan hısımı olması nedeniyle, istisnadan yararlanması mümkün olmayacaktır.
Ölüm dolayısıyla eş ve çocuklar tarafından işletmenin veya mesleki faaliyetin devralınması halinde, devralan eş veya çocuklar istisnaya ilişkin şartların tamamını taşımaları kaydıyla, ölen mükellefin istisnadan faydalanıp faydalanmadığına bakılmaksızın devralan eş veya çocuklar istisnadan üç vergilendirme dönemi boyunca yararlanır.
Örnek 3: 4/4/2016 tarihinde kırtasiye işletmeciliği faaliyetine başlayan ve istisnadan yararlanma şartlarının tamamını taşıyan Bay ©, söz konusu istisnadan bir yıl yararlandıktan sonra 3/2/2017 tarihinde vefat etmiştir. İşletmeyi devralan eş istisnaya ilişkin diğer şartları taşımaktadır.
Buna göre, 2017 yılına ilişkin istisna tutarından; Bay © adına mirasçılar tarafından 1/1/2017 - 3/2/2017 kıst dönemi için verilen yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan kazanç dolayısıyla tam olarak yararlanılacaktır. Ayrıca, işletmeyi devralan eş de 4/2/2017-31/12/2017 döneminden itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca (2017, 2018, 2019 yıllarında) istisnadan tam olarak yararlanacaktır.
Örnek 4: 3/5/2003 tarihinden itibaren büfe işletmeciliği faaliyetinde bulunan Bay (S), 28/7/2016 tarihinde vefat etmiş olup faaliyeti Bay (S)’nin 20 yaşındaki oğlu ® devralmıştır. Büfe işletmeciliğini devralan Bay ® istisnaya ilişkin diğer şartları da taşımaktadır. Buna göre, Bay ® 2016, 2017 ve 2018 yıllarında söz konusu istisnadan tam olarak yararlanacaktır.
3- Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması gereklidir. 
Mükelleflerin mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olmaları durumunda istisnadan yararlanmaları söz konusu olmaz. Buna göre, mevcut işletmeye veya ortaklığa sonradan ortak olunması durumunda, diğer tüm şartları taşısalar dahi, ortakların hiçbiri bu istisnadan yararlanamaz.
İstisna uygulaması
İstisnadan,  10/2/2016 tarihinden itibaren ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunanlardan Kanunda öngörülen şartları taşıyanlar yararlanır. Dolayısıyla bu tarihten önce işe başlayan mükelleflerin söz konusu istisnadan yararlanmalarına imkân bulunmamaktadır.
İstisna şartlarını sağlayan mükelleflerce daha sonra herhangi bir nedenle faaliyetin terk edilmesi durumunda, terk tarihine kadar elde edilen kazançlar dolayısıyla istisnadan yararlanılır. Faaliyet terk edildikten sonra istisna kapsamındaki söz konusu faaliyetlere tekrar başlanılması halinde ise adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunması şartı ihlal edilmiş sayılacağından bu istisnadan yararlanılamaz.
Örnek 5: Bayan (F), 21/5/2016 tarihinde mimarlık faaliyetine başlamış olup istisna şartlarının tamamını taşımaktadır. Bayan (F), bu faaliyetini 3/3/2017 tarihinde terk etmiş, 2/2/2018 tarihinde anılan faaliyetine yeniden başlamıştır.
Buna göre; Bayan (F), 2016 ve 2017 yıllarında elde ettiği kazancı dolayısıyla istisnadan yararlanacak ancak, 2/2/2018 tarihinde yeniden işe başladığı faaliyeti için ilk defa işe başlama şartını ihlal etmesi nedeniyle, 2018 ve izleyen yıllar için söz konusu istisnadan yararlanamayacaktır.
Örnek 6: Bay (G), 18/4/2016 tarihinde harita mühendisliği faaliyetine başlamış olup istisna şartlarının tamamını taşımaktadır. Bay (G) ayrıca, 4/8/2017 tarihinde market işletmeciliği, 6/9/2018 tarihinde danışmanlık faaliyetlerine başlamıştır.
Buna göre, Bay (G) 2016, 2017 ve 2018 yıllarında elde ettiği kazancı dolayısıyla istisnadan tam olarak yararlanacaktır. Ancak, yeni bir faaliyete başlanılması istisna süresini uzatmayacağından, Bay (G) 2017 yılında başladığı market işletmeciliği faaliyeti için 2019 yılında, 2018 yılında başladığı danışmanlık faaliyeti için ise 2019 ve 2020 yıllarında istisnadan yararlanamayacaktır.
İstisnadan yararlananların, yararlanma süresi içerisinde faaliyetlerini ticari, zirai ya da mesleki faaliyet olarak değiştirmesi veya faaliyet konusunda değişiklik yapmaları durumlarında, istisnadan kalan süre kadar yararlanmaları mümkündür.
Yararlanılacak istisna tutarı
İstisna, her vergilendirme döneminde yıllık 75.000 Türk lirası olarak uygulanacak olup bir vergilendirme döneminde istisna tutarının altında kazanç elde edilmesi durumunda ise istisnadan yararlanılmayan tutar ertesi yıla devredilmez.
Örnek 7: 1/10/2016 tarihinde kuaförlük faaliyetine başlayan ve istisnadan yararlanma şartlarının tamamını taşıyan Bayan (B)’nin, 1/10/2016-31/12/2016 tarihleri arasında elde ettiği ticari kazancı 45.000 Türk lirasıdır. Bayan (B)’nin, 2016 yılında yararlanabileceği istisna tutarı 45.000 Türk lirası olup kalan tutar olan 30.000 Türk lirası ertesi yıla devredilemeyecektir.
Takvim yılı içerisinde işe başlanılması veya işin terk edilmesi durumlarında; işe başlama tarihinden yıl sonuna kadar olan kıst dönem bir vergilendirme dönemi, takvim yılı başından işin terk edildiği tarihe kadar olan kıst dönem ise bir vergilendirme dönemi sayılacak olup bu dönemler için istisnadan tam olarak yararlanılır.
Örnek 8: 1/3/2016 tarihinde avukatlık faaliyetine başlayan ve istisnadan yararlanma şartlarının tamamını taşıyan Bayan ©’nin 1/3/2016-31/12/2016 tarihleri arasında elde ettiği serbest meslek kazancı 50.000 Türk lirasıdır. Bayan ©’nin elde ettiği serbest meslek kazancının 50.000 Türk liralık kısmı için istisnadan yararlanılacak olup kalan 25.000 Türk liralık tutar ertesi yıla devredilemeyecektir.
Bayan ©, faaliyetini 31/10/2017 tarihinde terk etmiştir. Bayan ©’nin 1/1/2017- 31/10/2017 tarihleri arasında elde ettiği serbest meslek kazancı 80.000 Türk lirasıdır. Mükellef söz konusu kazancın 75.000 Türk liralık kısmı için istisnadan yararlanacak olup kalan tutar olan 5.000 Türk liralık kazancı ise gelir vergisine tabi olacaktır.
İstisna, ticari, zirai veya mesleki faaliyetten dolayı kazanç elde eden ve şartları sağlayan gerçek kişilere uygulandığından, istisna şartlarını taşıyan mükelleflerin bir vergilendirme döneminde anılan faaliyetlerden bir veya birkaçından kazanç elde etmeleri durumunda söz konusu istisna beyan edilen bu gelirlerin toplamına uygulanır.
Örnek 9: İstisnanın tüm şartlarını taşıyan Bay (E), 20/2/2016 tarihi itibarıyla mimarlık, 1/7/2016 tarihi itibarıyla da inşaat faaliyetine başlamıştır. Bay (E)’nin 2016 takvim yılında inşaat faaliyetinden elde ettiği ticari kazancı 50.000 Türk lirası, mimarlık faaliyeti dolayısıyla elde ettiği serbest meslek kazancı ise 40.000 Türk lirasıdır.
Bay (E), elde ettiği toplam 90.000 Türk lirası kazancının 75.000 Türk liralık kısmı için istisnadan yararlanabilecek olup kalan tutar olan 15.000 Türk liralık kazanç ise gelir vergisine tabi olacaktır.
İstisna, her durumda ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle ilk defa gelir vergisi mükellefiyetinin tesis olunduğu dönemden başlamak üzere üç vergilendirme dönemi ile sınırlı olup önceki faaliyete devam edilirken yeni bir faaliyete başlanılması istisna süresini uzatmaz.
İstisna Uygulamasına İlişkin Diğer hususlar
 Bu istisnanın, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye etkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunanlar tarafından, istisnadan yararlananlara tevkifat kapsamında ödeme yapılması durumunda, gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, anılan Kanunun mükerrer 20 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “istisna kapsamındaki faaliyetlerden kazanç elde edilmemesi veya istisna haddinin altında kazanç elde edilmesi hâllerinde dahi yıllık beyanname verilir.” hükmü gereği, istisnaya konu kazancın elde edilmesi sırasında tevkif edilen vergilerin tamamı beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilir.
Örnek 10: 1/4/2016 tarihinde faaliyete başlayan serbest meslek erbabı Bay (M), istisnadan yararlanma şartlarının tamamını taşımakta olup bu kişinin 1/4/2016-31/12/2016 tarihleri arasında elde ettiği serbest meslek kazancı 120.000 Türk lirasıdır. Ayrıca, ilgili dönemde Bay (M)’ye söz konusu faaliyet dolayısıyla yapılan ödemeler üzerinden 24.000 Türk lirası gelir vergisi kesintisi yapılmıştır.
Bay (M), elde ettiği serbest meslek kazancının 75.000 Türk liralık kısmı için istisnadan yararlanacak olup kalan 45.000 Türk liralık kazanç tutarını ise yıllık beyanname ile beyan edecektir. Bay (M) tarafından verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen 45.000 Türk lirası üzerinden hesaplanacak olan gelir vergisinden, yıl içinde tevkif yoluyla ödenen 24.000 Türk lirası tutarındaki verginin mahsubu mümkündür. Mahsup edilecek tutarın beyanname üzerinde hesaplanan gelir vergisinden fazla olması nedeniyle mahsup yoluyla giderilemeyen tevkifat tutarı genel hükümler çerçevesinde red ve iade olunacaktır.
Mükellefler tarafından yıllık gelir vergisi beyannamesinin gelir bildirimi tablolarına istisna düşüldükten sonra kalan tutar yazılır.
İstisnadan yararlanan ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının (basit usulde vergilendirilenler, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında kazanç elde edenler ve noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar hariç) geçici verginin hesabında da söz konusu istisnayı dikkate alacakları tabiidir.
Kazanç istisnasından yararlanan mükellefler beyana tabi başka bir gelirlerinin olması durumunda da ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla istisnadan yararlanabilirler.
Örnek 11: Bayan (F), istisna kapsamında 2016 yılında 60.000 Türk lirası serbest meslek kazancı ile 20.000 Türk lirası kira geliri elde etmiştir. Bayan (F), bu gelirleri nedeniyle verdiği yıllık gelir vergisi beyannamesinde sadece serbest meslek kazancına isabet eden 60.000 Türk liralık geliri için istisnadan yararlanabilecek olup 20.000 Türk liralık kira geliri nedeniyle istisnadan yararlanması söz konusu olmayacaktır.

Bu konuyu yazdır

  İşçi İstihdamında Asgari Ücretin Yarısı Devletten
Yazar: tesvikler - 01-30-2017, 08:44 AM - Forum: Teşvik Haberleri - Yorum Yok

Çalışma Bakanlığı’nın iki hafta önce başlattığı “İstihdam seferberliği” programı 36 ilde anlatıldı. Programın detaylarını İstanbul’da anlatan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, işverene destek vermeyi sürdürdüklerini söyledi. Müezzinoğlu, 1 milyon istihdam hedefi için bu yıl kamunun işverene vereceği desteğin 10 milyar lira olduğunu kaydetti.

Çalışma Bakanlığı’nın iki hafta önce başlattığı “İstihdam seferberliği” programı 36 ilde anlatıldı. Programın detaylarını İstanbul’da anlatan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, işverene destek vermeyi sürdürdüklerini söyledi. Müezzinoğlu, 1 milyon istihdam hedefi için bu yıl kamunun işverene vereceği desteğin 10 milyar lira olduğunu kaydetti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, işverene geçen yıl verdikleri ve bu yıl da devam eden desteği anlatmak için dün İstanbul’daydı. Gazetecilerle bir araya gelen Müezzinoğlu, iki hafta önce başlattıkları detaylarını da anlattı.

2016’da yaşanan olağanüstü gelişmelerin iş dünyasına da belirli sıkıntılar yansıttığını belirten Müezzinoğlu, “Özellikle mayıs aylarından itibaren yeniden işsizlik oranlarındaki düşüşler, ekonomideki dinamiklerin güçlenmesi ve 2017 sonuna geldiğimizde 2016 sonuna göre daha güçlü bir ekonomi, daha güçlü bir istihdam, daha azalmış bir işsizlik oranı hedefliyoruz, planlıyoruz” dedi.

Müezzinoğlu, hükümetin ekonomiye verdiği destekler ve işsizlikle mücadele için geliştirdikleri yeni projeler sayesinde zorlukların üstesinden gelineceğini söyledi.Türkiye genelinde istihdamı artırmak için her Cuma 12 üst düzey yöneticiyle Anadolu’daki işletmeleri dolaştıklarını anlatan Müezzinoğlu, bu kapsamda şuana kadar 36 ilin esnafının sorunlarını dinleyip, beklenti ve taleplerini öğrendiklerini ifade etti.

% 65’İ KALICI OLUYOR

Geçen yıl Türkiye’deki işgücü rakamının 30 milyon kişiden 31 milyon kişiye çıktığını anlatan Müezzinoğlu, bir milyon kişilik artışa karşın 400 bin kişilik yeni istihdam oluştuğuna dikkat çekti. Türkiye’deki işsizlik sorununu çözmek için her yıl 1 milyon kişiye istihdam yaratacak konuma gelinmesi gerektiğini belirten Müezzinoğlu, bunun için Türkiye’nin her yıl yüzde 5 büyümesi gerektiğini söyledi. Müezzinoğlu, istihdamı artırmak için iş dünyasına verilen desteklerin yüzde 65 oranında kalıcı istihdam yarattığını paylaştı.

10 MİLYARLIK CAN SUYU 

Hükümetin sektör bazlı destekler sağlandığına işaret eden Çalışma Bakanı, rakamlarla konuştu: “Geçtiğimiz yıl özellikle turizm sektöründe yaşadık, mevsimsel iş düşüşlerini karşılayabilmek için istihdamda daralma yapmasın diye sektörlere 3 aylık süreyle asgari ücret bazında işçilerini çıkarmamak kaydıyla o istihdamı yine İŞKUR olarak biz üstleniyoruz. Yine meslek ve girişimcilik eğitim programlarında da 200 bin kişiye yaklaşık 11 ay süreli 750 milyon lira tutarında destekleri planladık, vermeye devam edeceğiz. Diğer taraftan toplum yararına olan projede de 150 bin istihdam sağlayacağız. Toplam 950 bin istihdama değişik boyutlarla katkı veriyoruz. Bunun toplam maliyeti 9 milyar 800 milyon lira. Yani yaklaşık 10 milyar lira bir istihdama destek kaynağı İŞKUR tarafından oluşturuldu. Burada hedefimiz 1 milyon istihdama destek vermek.” Müezzinoğlu, “2016 itibariyle Türkiye’de 3.7 milyon işsiz var. Ancak Mayıs ayından itibaren işsizlikte gerileme bekliyorum. Hükümetin verdiğini teşvikler ve bizim istihdam politikalarımızla 2017’yi daha rahat geçireceğimize inanıyorum” dedi.

Yarısını devlet karşılıyor

“Çalışma Hayatında Milli Seferberlik” programı kapsamında Rize ziyaretinde konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mazhar Yıldırımhan, “Çalışma Hayatında Milli Seferberlik” programı ile ilgili olarak, “Bir işverenimiz bu programdan yararlanmak adına bir işçiyi dahi yanına alırsa birinci yıl asgari ücretin yüzde 50’si, ikinci yıl asgari ücretin yüzde 25’i kadar kendisine destek vereceğiz” diye konuştu.
Herkesin hakkının korunduğu daha müreffeh bir Türkiye için gayret ortaya koyacaklarına dikkati çeken Yıldırımhan, “Bu kapsamda her kesimin desteğine ihtiyacımız var. Çünkü bu seferberlik bir toplumsal seferberliktir. İşçisi, işvereni, siyasetçisiyle herkes el ele vererek bu zorlu mücadeleyi başaracağız” dedi.

Kayıt dışılığı da azaltıyoruz

Karabük’te konuşan İŞKUR Genel Müdür Vekili Mehmet Ali Özkan ise “Bugün itibarıyla baktığımızda kayıt dışılığın bir puan azaltılması ülke açısından 1,9 milyar lira kaynak demek” dedi. Amaçlarının, çalışma hayatında olan taraflardan gelecek hususların Bakanlığa ve kurumlara iletilmesi olduğunu ifade eden Özkan, “Bu hafta itibarıyla 12 ilde Bakanlığımızın üst düzey yöneticileri şu an görev başındalar. Çünkü bu, ülke çapında bir seferberlik. Bugün itibarıyla baktığımızda Türkiye’de bir iki günlük çalışma sonrasında 35 ilde ziyaretler gerçekleştirilmiş olacak. İnşallah en kısa zamanda da 81 ilimizi adım adım gezerek çalışma, istihdam ve sosyal güvenlik hayatına ilişkin bütün sorunları, sıkıntıları, güzellikleri alarak Ankara’ya döneceğiz” dedi.

Büyükanneye 420 liralık maaş

Torun bakan büyükannelere bağlanacak maaş oranı 420 TL olarak belirlendi. 3-4 ildeki 5 bin aileye verilecek desteğin ödemesi mart ayında başlayacak. Yardımdan faydalanabilecek annelerin geliri 2 asgari ücreti geçemeyecek. Büyükanneye bakıcı desteği kapsamında verilecek olan torun maaşının detayları netleşmeye başladı. Başlangıç olarak İstanbul, Bursa, Konya illerinde gerçekleştirilmesi uygulamadan 5-6 bin ailenin faydalanması öngörülüyor. Bu kapsamda Büyükannelere asgari ücretin yüzde 30’u kadar maaş verilecek. Çocuğa bakacak büyükannenin bakım hizmetini aksatmaması için dinç ve sağlıklı olması gerekiyor.

Promosyonlar martta yatacak

Türkiye genelinde 11.5 milyon emekliyi ilgilendiren promosyon ödemeleri için son aşamaya gelindiğini açıklayan Bakan Müezzinoğlu şunları kaydetti: “Kamu bankalarıyla Salı ya da Çarşamba günü protokol imzalanacak. Önümüzdeki hafta protokolü imzalayıp takvimi kamuoyuna açıklayacağız. Sayıları 12 milyona yaklaşan emeklinin tamamı promosyonu mart ayında alamayabilir. Ama 5.5 milyar TL’nin tamamı Mart, Nisan, Mayıs’ta ödenecek.”

Bu konuyu yazdır